İncelmeye devam!

Çarşamba, Mart 24, 2010

Yılanderisi Ajanda Kaplama Projesi

Merhaba!
Her sene oldugu gibi işyerinde hepimize ajanda dağıttılar... Ancak üstü dümdüz bordo...Eee süs-püs-DIY düşkünü kızlar olarak bunları nasıl değiştirsek diye düşünüyorduk ne zamandır... Önce kumaş aldık ama baktık kumaş çok dayanıklı olmıycak vazgeçtik..Sonra ben mutat öğle tatili Ulus turlarımdan birinde bu DC-fix arkası yapışkanlı yılanderisi desenli kağıdı buldum...Pembe-kahve/yeşil ve beji vardı...Bununla ne yaparım ki diye düşünüyordum ne zamandır...Sonunda ajandamı yılanderisi baskılı kağıtla kaplamaya karar verdim.... Yalnız kağıt gibi değil, vinil duvar kağıtları gibi bi malzeme ve üstü yılanderisi gibi pütürlü, çok kaliteli bir malzeme...

Kaç gündür alsam mı...nasıl olur...yapsam mı....çok mu pahalı diye gittim geldim.... Bu arada metresi 9 lira! ve eğer güzel olmazsa boşa para vermiş olmak istemedim... Neyse bugün sonunda karar verip dükkana gittim...40 cm istedim...zaten rulonun sonu kalmış...adam da baktı ki zaten 60 cm bişey var "Ben size bunu 40 cme sayayım 3.5 verseniz yeter" demez mi? Nasıl sevindim anlatamam!

Önce büyük ajandamı kapladım, sonra Arap yağı bol misali artanıyla da çantamda taşıdığım minik ajandamı kapladım...Minik ajandamın eski hali de güzeldi aslında, bir dergiden çıkmıştı, ama böyle daha havalı oldu sanki...

Yapım aşamalarını tek tek vermiyorum, çok kolay çünkü...
Önce malzemeler:
İstediğiniz desende bir dc-fix (yapışkanlı kağıt), makas, maket bıçağı



Kağıdı içeri kıvırmadan önce defterin orta kısmından defterin kalınlığı kadar birer kulak kesiyorsunuz, bunları sonra kağıttan ayırıyorsunuz:




İşte bunlar da son halleri:




Çok kokoş ve vamp di mi?:)))))))))))

Artan DC-fix parçalarını bi ts-hirt süslemesinde kullanmayı düşünüyorum...Yakında:))

Defterlerin yanındaki ne derseniz...o bir adet doktorların boğaza bakmak için kullandıdığı çubuk....ben bunlardan kitap ayracı yapıyorum:) Elimde kalan minik parçaları üstüne yapıştırıp kitap ayracı yapmaya çalıştım...Tamam biliyorum abarttım...denedim sadece:)

Salı, Mart 16, 2010

Eyüp Sabri Tuncer alışverişim ve yorumları




Merhaba!
Cuma günü verdiğim EST siparişlerim bugün öğlen elime ulaştı, oldukça hızlı diyebilirim...

Kampanyada sadece 5 TLlik alışveriş yapmak yeterli ancak ben vücut losyonuna ihtiyacım olduğu için Spring Shower adlı vücut losyonunu ve Apple Lotion adlı sabunu sipariş verdim, kargoyla birlikte 19 tuttu...Kargo hariç 15 TL civarında... Yanında hediye olarak 1 body splash (hafif parfüm), 1 body lotion ve 1 tane de el ve vücut kreminden oluşan set seçme hakkım vardı, ben de daha önce yazdığım gibi Black Mulberry seçtim, yani karadut...

Gelelim yorumlarıma:
Black Mulberry seti gerçekten çok güzel, kokusu karaduttan çok tarçınlı bir koku gibi ama yine de kalıcı ve güzel...Ambalajlarını çok beğendim, rahatlıkla hediye verilebilir...

Spring shower vücut losyonu çok güzel nemlendiriyor ve hemen emiliyor ancak kokusu eski tip krem kokusu gib geldi bana, biraz ağır ve ben beğenmedim, kullanabileceğimi sanmam, o yüzden hediye vericem...

Elma kokulu sabunsa çok güzel kokuyor....Tavsiye ederim, henüz kullanmadım ama ambalajdan bile duyuluyor kokusu ve fiyatı çok uygun 3 küsur liraydı...

Hediye vermek için birebir diye düşünüyorum bu setler, o yüzden yarın ilk iş siteye girip tekrar sipariş vereceğim....Bu sefer hediye seti çilekli seçmeyi düşünüyorum...Yakında arkadaşlarımın doğumgünleri var, güzelce süsleyip onlara hediye edicem sanırım:)

Cuma, Mart 12, 2010

Kampanyaya koşun!



Eyüp Sabri Tuncer'in ürün yelpazesine çok güzel body splashler, el ve vücut losyonları ve kremler eklediğini yazmıştım hatırlarsanız....

İşte şimdi Eyüp Sabri Tuncer'in websitesinde Kadınlar Günü vesilesiyle bu ayın 25ine dek sürecek bir kampanya var!

25 Mart’a kadar www.eyupsabrituncer.com adresinden 5 TL ve üzeri ürün satın aldığınızda, el ve vücut kremi, vücut losyonu ve vücut parfümünden oluşan, 40 TL değerinde dünya markası Perfume Jewels kozmetik ürün seti hediyeymiş!

Ben zaten body splash denemek istiyordum, henüz karar veremedim ama sanırım mulberry alıcam...

Hadi hemen siz de tık tık:

Salı, Mart 09, 2010

Hanimiş Oscar?Burdaymışşşşşşş!!!



Efenim yılın önemli gecelerinden birini daha idrak ettik pazar gecesi biliyorsunuz, Oscarlar sahiplerini buldu! Ben büyük bi hevesle kırmızı halı görüntülerini bekliyordum...Nisan sonu arkadaşımın düğünü var, kırmızı halıdan bi elbise modeli gözüme kestirecek ve diktirecektim...ve fakat sukut-u hayale uğradım, bu seneki kıyafetler pek bi sönük geldi bana....Daha doğrusu ya çooook cafcaflı ve normalde sadece defilede giyilebilitesi olan şeylerdi ya da pudra pembesi, uçuk krem (o kadar uçuk yani!), bej, gri gibi benim çok kişiliksiz ve silik bulduğum tonlarda ve modellerdeydi elbiseler...Artık şu nude modası nereye gidicekse geçip gidebilir mi plizzzzzzzzzzzzz...Bıktım yahu! Nude bi renk diildir bence...Adı üstünde işte nude...hele açık tenliler giymiyo mu kıl oluyorum biraz renk alalım lütfen!

İşte açık renkleri tercih eden ünlülerden bazıları:

Miley ve annesi....Miley durmayı bilmiyor, annesi daha güzel poz vermiş biiirr...Bu nedenle hafif rol çalmış gibi durmuş ikiiii....Miley'nin elbisesinin üst kısmı 18. yüzyılda rahatlıkla korse niyetine kullanılabilirmiş üüçççç.Tamam iç çamaşırlarını dışımıza giycez annadık da bu kadar sıkmasa da olur....




Demi Moore o kadar estetiğe rağmen yine de yorgun ve olgun! görünüyor, sanırım uykusuzdu o gece...Elbisesinin üst kısmında bandaj alt kısmında fırfır var, ben modeli kumaş seçimini beğendim ama renk biraz daha canlı olabilirmiş..Yine de sanırım favorilerimden biri bu elbise....



Bak Saracım, biraz kilo al yüzüne et gelsin, yakın çekimlerde yüzün feci kırışık çıkmış haberin ola..Bi deri bi kemiksin ama artık bir dirhem etin ayıpları örtmeye başladığı yaşa geldin, biraz kilo al annem....Ayrıca bu elbise ne böyle? Boyundan geçip koltuk altında elbiseyle birleşen kumaş detayını hiç beğenmedim, sanki o kumaş boğazını sıkıyor gibi duruyor...Elbisenin rengi-işlemeleri hiçbişeyini beğenmedim...50 tane pırlantalı bilezik takmışsın ama ı-ıh!


Elbise modelinden en ümitli olduğum sendin Kamuran...Tamam işlemler güzel, kumaşı bozmamak için model sade tutulmuş o da ok, ama ı-ıh o renk ne? Adı var mı bu rengin? Kirli krem mi desem solmuş sarı mı desem..Teninle aynı renk, zaten solgunsun iyice görünmez olmuşsun...



Peki renkli giyinenler çok mu matah?Yoooo... bakınız Mariah carey....Her yerini açma...Kapat şu göğüslerini biraz...Gözümüze sokma şunları her fırsatta ve de kilo ver! Bu ne hal? İnsan şişmanlayınca azcık kapatayım defoları der bu açıldıkça açılıyo...

<

Gelelim biraz parlak olsa da favori renklerimden birine:


Elbise Marchesa, zaten sanırım bu sene Marchesa açık ara önde, herkes Marchesa giymiş...Elbisenin modeli biraz podyumluk ama özellikle bel ve kalça kısmının duruşuna bayıldım....Renk çok yakışmış ve çok dikkat çekici....

Bu da beğendiğim diğer bir renk ancak dikiş felaket! Dizden eklenen o kumaş parçasını son dakkada çaycı dikti heralde...Çok fena görünüyor bari bi verev falan dikseydiniz...Yine de elbisenin rengiyle mücevherlerin uyumu süper!



Bu arada ne çok hamile vardı dikkat ettiniz mi? Hepsi de göbeklerini gere gere şımşıkıdak gelmişti, afferin dedim....

Eveeet Oscarla ilgili yorum yapmadım da demem artık.......:)

Perşembe, Mart 04, 2010

Yeni cicilerim

Haftasonları en azından bir gün bebişi uyutma işini eşime verip cicilerimle uğraşmaya çalışıyorum...Herkes yatıyor, ev sessizleşiyor...Usulca mutfağa gidiyorum..Işıkları açmadan sadece davlumbazın ışığında kahvemi yapıyorum, yanında atıştıracak 1-2 minik bişey alıp boncuklarımın başına geçiyorum....Günün en sevdiğim saati..hatta haftanın...eskiden de severdim geceleri kendimle kalmayı..şimdi ise o saatler daha değerli oldu...Çünkü şimdi hem çok daha nadir olabiliyor bu anlar hem de ben genelde bebişle birlikte uyuyakalıyorum:))

Annem mercan rengi şık şifon bi bluz dikmişti bana (tabi ki pojesi benden dikmesi anneden!) ona uygun güllü küpe ve yüzük yapıcam diye tutturmuştum...İşte gül figürüne takıp Ankara'nın altını üstüne getirip zor bulduğum güllerim ööölece boynu bükük duruyordu ne zamandır....Nihayet bitirdim... Kendim için bir çift küpe ve yüzük yaptım, nasıl olmuş?



Fazladan aldığım bir mercan gülü de dantel ekleyerek güzel bir yüzük haline getirdim, Pasaja koydum, resmi aşağıda:



Bir de bundan haftalar önce bir boncukçuda el yapımı seramik boncuklar görüp aşık olmuştum! Evet ben nesnelere de aşık olurum! Dakikalarca elimde evirip çeirip okşamıştım resmen boncukları ve bir sürüüüüü aldım tabi ki.....Onlardan da kolyeler yapıyorum ama boncuklar o kadar güzel ki fazla metal ara malzeme vs kullanıp boğmadan asıl dikkati boncuğa çekecek sade tasarımlar yapıyorum...Onlardan biri de şu:



Bunu da pasaja koydum, bakmak isterseniz buyrun PASAJIMA...

Neden kaçtın be Koç'um?*

Ne zamandır bakmamıştım, bugün aklıma geldi de şöyle bi bakıyim yeni neler var diye Coach'un sitesine girdim ve resmen şu aşağıdaki yavrulara bayıldım:







Coach İstanbul'da iki mağaza açmıştı, İstinyepark ve Bağdat Caddesi'nde...Ben İstinyeparktakini görmüştüm...Ancak geçen gidişimde Coach burda değil miydi yahu diye aramızda konuşurken bir bey Türkiye pazarından çıktıklarını söyledi...Çok şaşırdım açıkçası...Modellerinin beğenilmediğini sanmıyorum ama satışlardan memnun kalınmadığı için kapatılmış..

Benim aklıma iki neden geliyor -tabi bu dediğim İstinyepark için geçerli- Coach mağazası İstinyeparkta Armani, Gucci, Louis Vuitton, Burberry gibi high-brandlarin olduğu alanda yer alıyordu...Oraya bakmaya gelen insan arada 200-300 dolar varken madem para vericem bari daha iyisi olsun diyerek Louis Vuittonun daha alınabilir fiyatlı modellerini ya da Guccinin ulaşılabilir küçük bir modelini tercih etmiş olabilir.... Ya da belki diğer high-brand markalara göre daha ucuz olsa da gene de üst gelir düzeyine hitap eden markanın modelleri bu kesime göre fazla genç işi kaçmış olabilir....Bilemiyorum benim aklıma bunlar geliyor neden olarak....


Tabi bi de şu var: belki diğer markalardan alışveriş ederken ya da alışverişten hemen sonra o markaların torbalarıyla paparazzilere yakalanan (!) birileri Coach torbasıyla görülmek istememiş olabilir:)))))))))))))

Ama kendi adıma acele etmişler çıkmakla diyorum...Özellikle websitelerinde gördüğüm yeni modeller bence Türkiyede gayet alıcı bulabilecek modeller...Üstelik çoğu model deri, ve fiyatlar 400 doların altında...Yani genç kesime göre de marka takmak isteyen için diğerlerinden daha ulaşılabilir....

O yüzden de niye çabuk kaçtın be Coach'um diyorum!
Diğer güzellikler için tık tık da tık tık....