İncelmeye devam!

Cuma, Nisan 28, 2006

Bu bugün ikinci postum

Sakın bi öncekini okumayı unutmayın tamam mı?
Gelelim kilo olayınaa...Yeniden'in yazısını okuduktan sonra inanılmaz bi güven geldi..Evet ben de yapabilirim dedim..Bugüne kadar "ben açlıktan ölmezsem saatlerce kan ter içinde kalmazsam bir gram bile veremem" derdim hep..Bu beynime kazınmıştı ve gerçekten diyet yaparken bi kesme şeker fazla yesem gitti rejim derdim halbuki bir kesmeşekerle gitmez diyet! Ama beynimi öyle şartlamıştım ki tamam bozum gitti diyet diye, gerçekten kilo veremezdim...

İzmirden geldiğimde 65tim, hatta bi gün 65.3 çıktım!3 günde 1.5 kilo almıştım...Dedim ki bu 3 günde gelen bişey merak etme gider...Yeter ki aman aldım nasılsa diyip abartıp daha da beter kilo alma! Ve 4-5 gündür gerçekten diyet listesine falan bakmıyorum, hatta dün tahin helvası bile yedim çünkü canım istiyordu..1 kibrit kutusu büyüklüğünde yedim, yanında 1 dilim ekmekle..Birazcık yürümeye çalıştım ama spor ayakkabılarımla filan değil...

Ptesi ya da salı 65.3tüm....Çarşamba 64.9...ve bugün 64.5....Hergün tartıya çıkıyorum ve 200 gr kadar gitmiş görüyorum.Bunun tamamı yağ değil belki...Ama en azından bir bölümü o 1.5 kiloyla gelen yağ+su...Diyet yapmıyorum hem de ve yine de vücudum cevap veriyor bana......Ben de aynen Yeniden gibi yapıcam..Herşeyden yiycem ama o nefis pastanın 1 çatalı da aynı tatta 1 dilimi de...o zaman 1 çatal yiycem.......Yasak koymıycam sadece miktarları azaltıcam...

Dün bir yere yemeğe davetliydik...
Masanın görüntüsü, o renkler gözümü doyurdu daha 1 lokma yemeden...Resmi çekilecek kadar süslü ve güzel hazırlanmıştı yemekler. Bütün çeşitler minicik miktarlarda minicik kaseciklere konmuş herkesin tabağının yanına yerleştirilmişti...Doyulmaz bunlarla diye düşündüm önce ama o güzel görüntü gözümü doyurdu .Sonra yavaş yavaş o değişik tatları tatmaya başladım...Ve masadan kalkarken çatlıyordum...Çünkü hayatımda daha önce hiç yemediğim uzakdoğu yemekleri yemiştim..İlk defa yediğim için de tamamen tatları algılamaya konsantre olmuştu beynim...Hımmm bu ne acaba...diyerek yedim herşeyi..Kimisini beğendim kimisini çok beğenmedim.Ama dilim ve beynim çalıştı resmen...Acaba işin sırrı bu mu dedim sonra....

Hep aynı şeyleri yiyoruz...Mesela zeytinyağlı pırasayı her hafta yiyorsak artık tadını almıyorsunuz, miktara odaklanıp 6-7 kaşık yiyoruz..Oysa değişik bi şey denerken o tada o kadar konsantre oluyoruz ki dilimiz 1 çatalda tadı ayrıştırıyor ve tatmin oluyoruz o minicik porsiyondan...Acaba dedim biraz yaratıclığımızı mı konuşturmaya ihtiyacımız var? Evde kendi kendimize hiç denemediğimiz şeyler denesek ve dilimizi ve beynimizi o tada konsantre edip az miktardan daha fazla tatmin duygusu almaya çalışsak...Ciddi ciddi yapmayı düşünüyorum bunu...Yani kendim yemekler uydurup değişik ve hafif şeyler üretmeyi deniycem bu hafta.......

Hatta bunu sobe haline bile getirebiliriz.........Var mısınız?Herkes bu haftasonu değişik bir tat denesin, isteyenler dışarda da deniyebilir...Ama amaç az miktarla beyni tamamen tada odaklamayı öğretmek...Var mısınız?

Hepimiz için dönüm noktası olabilecek harika bir yazı

Arkadaşlar,
Taylan Kumelinin forumunda bu yazıyı gördüm..Ve resmen diyet olayına bakış açım değişti...Yazarın iznini aldım burda sizlere okutmak için (Mağduruz derken mağdur etmeyelim).
Bu ilk kısım, gerisini
http://www.forum.taylankumeli.com/topic.asp?whichpage=1&ARCHIVE=&TOPIC_ID=9

adresinden okuyabilirsiniz...


Sevgili arkadaşlar, 28 yaşında bir bayanım.Uykum kaçmıştı, sörf yapıyordum ve rastladım bu siteye...Ne olur anlatacaklarımı iyi dinleyin eğer sokağa çıkmaktan utanıyorsanız kat kat yağlarınız yüzünden, bacaklarınız birbirine sürtünmekten pişik olduysa, kendi ailenizin yanında bile utana sıkıla yemek yiyorsanız, odanız gizlenmiş yemekler/suçluluklar/utançlar ama yine de hiç durmadan çatlarcasına yemeler cehennemine dönmüşşe, sırf pantolonlarınızın fermuarları kapanmıyor diye üstüne uzun,upuzun,çuval misali penyeler tişörtler giydiğiniz halde mağazaya gidip yeni bir pantolon almaya utanıyorsanız isteyeceğiniz bedenin haşmeti yüzünden, hiçbir işe yaramadığı halde karnınızı gün boyu içinize çekmekten müthiş gaz krampları yaşıyorsanız, sizden 10-15 yaş büyük adamlar/kadınlar size abla/teyze diye hitap ediyorsa, makyaj malzemesi alacakken bile utanıyorsanız “sanki makyaj yapsan ne olacak?” tarzı bakışlardan ve sırf bu yüzden makyaj bile yapmıyorsanız artık, bir erkeğe/kadına değil sahip olmayı ona bakmayı bile yasaklıyorsanız kendinize, dolabınızın gizli köşelerinde duran, bir ayin yapar gibi çıkarıp baktığınız, alırken “falancaya alıyorum” diye aldığınız küçük beden kıyafetler saklıyorsanız onları birgün giyeceğiniz umuduyla, siz şişmanken içinizde incecik bir kadın/adam yaşıyorsa ve kabullenmek istemiyorsa XXL olmayı, ve yiyorsanız bunlar başınıza her geldiğinde, tıkanıncaya, çatlayıncaya, midenizi değil her yönden aç kalmış ruhunuzu doyurmak isteğiyle yanarcasına yiyorsanız ama doymuyorsa içinizdeki o aç, o zavallı, o hor görülmüş, o gizli gizli ağlayan, o şişmanladıkça kırılganlaşan, ama sanki şişmanladıkça dayanma gücü de artacakmış gibi daha da itilen,dışlanan,paramparça edilen ruh, anlatacaklarımı iyi dinleyin, çünkü bunların hepsini, hepsinden fazlasını yaşadım ben... Ama bitti, bitirdim... O günleri her anımsadığımda şu anki gibi gözlerim dolsa da, bitirdim artık. Ben tam 42 kilo zayıfladım arkadaşlar. Kolay mıydı? Hayır. Peki çok mu zordu? Yine hayır. Gerçek anlamda zayıflamaya başladığım güne kadarki zamanı es geçiyorum, hepiniz bilirsiniz çünkü o malum pazartesiler vs, unutun bunları. Ben bir Çarşamba günü başladım zayıflamaya.Ama öncesi var. 21 mart 2005 gecesi: Internette malum sörflerimi yapıyorum bir elimde çikolatamla,google’da aramalar,anahtar cümlelerim hep aynı: diyet,rejim listeleri,kilo verdim,mucize diyet...Birden farkettim ki şu diyet,rejim sözcükleri sinirimi bozuyor.Okudukça kocaman kocaman ısırıyorum çikolatamı hırsla,sanki gelip onu benden alacak şu diyet denen şey,sanki bir canavar o.. Bunu farkedince “neden diyet ya?” dedim, “ben diyet yapmayacağım,ben zayıflayacağım”. Bilgisayarı kapattım. Yatağıma uzandım.Düşündükçe nefret ediyorum diyet,rejim sözcüklerinden,nefret ettikçe kaçıyorum,kaçtıkça kovalıyorlar beni,bir kbrit kutusu beyaz peynirler,ince bir dilim kızarmış ekmekler.. Normal zamanda pekala kabul edilebilecek bir dilim peynir,bir diyet listesinde yeralınca en iğrenç yiyecekten daha iğrenç görünüyor gözüme.Oysa diyet yapmasam?Yapmayacağım desem,diyet ve rejim sözcüklerini atıversem kafamdan, kimbilir? Böyle garip düşüncelerle uyuyakalıyorum.22 mart Salı günü,kızarmış ekmek kokusuyla uyandım,annem mutfakta,her zamanki kahvaltı menümü hazırlamış,bir dilim kızarmış ekmek+1 salatalık+ 1 domates+ bir kibrit kutusu beyaz peynir.. Şişmanlar bilirler,ailenizdeki herkes bir diyet uzmanıdır,kendince bir diyet uygulatır size mutlaka.Akşamki düşünceler geldi aklıma.Gittim mutfağa “ben diyet falan yapmıyorum yeter artık böyle de mutluyum”dedim anneme.Sanki yıllardır uygulattığı sözümona diyet çok işe yaramış da ben hainlik etmişim gibi kızgın kızgın baktı bana ve “ne halin varsa gör”dedi. Birden o kızarmış ekmek mis gibi koktu bana:) oturdum karnımı doyurdum(kahvaltı sonrası gizli gizli başka şeyler yemek zorunda kalmayacağım için rahattım)ve geçtim tv karşısına.kumanda elimde,zap yapıyorum,ama aklım başka yerlerde,aklımda diyete dahil etmediğim an mis gibi kokan o kızarmış ekmek,kütür kütür tadını ala ala yediğim o salatalık var,peynir bile hiç bu kadar beyaz olmamış sanki..tıpkı annemin hiç bu kadar sinirli olmadığı gibi:)) halbuki bilse onun diyet kahvaltıları sonrası gizlice neler yediğimi,yaptığım bu “diyet olmayan kahvaltı” için gelip alnımdan öpecek:)) O 22 mart salısı bana birşeyler oldu işte,ya da ben bana,ben beynime birşeyler yaptım ve düşündüm durmadan.Düşündüm.Kendimle konuştum.-Zayıflayabilirim.Neden olmasın ki?Yapacağım tek şey,yiyeceğim şeyleri bir diyetin veya rejimin değil,zayıflama isteğimin belirlemesi.-Peki o istek yeterince güçlü mü bende?Hem de dağları devirecek kadar.-E o halde,derdim ne ki benim?Derdim kendimi bağımlı ve mecbur hissetmem.-Neye karşı?Bana dayatılanlara karşı,içinde diyet/rejim sözcüğü geçen bütün cümlelere karşı,bir kibrit kutusu beyazpeynirlere karşı-Yani?Yanisi,beni en çok istediğim şeyi yapabilmekten alıkoyan şey,beni en çok istediğim şeye ulaştıracak yolun başka yerlerden geçtiğini zannetmem_Peki nereden geçiyor ki o yol? Benden,kendimden,beynimden,herkesin bildiğinden değil benim bildiğimden.Çünkü bu beden benim.Onun ne istediğini benden daha iyi kim bilebilir,ne hissettiğini,neyin onu acıttığını,neyin cesaretlendirdiğini...-Zayıflayabilirim o zaman.Evet,tabi ki,neden olmasın ki,neden?Kendimle konuştum durdum bütün gün ve bütün gece.23 mart sabahı uyandığımda,ne bir diyete/rejime başlama kararı almıştım,ne de o gün pazartesiydi:)) basit bir çarşambaydı işte.Mutfağa gittim,bir portakalı,bir elmayı,bir armutu,bir salatalığı,bir avuç çileği(sanırım hormonluydular ama ne yapayım daha yeni çıkmışlardı ve kıpkırmızıydılar:))) blendıra attım,püre yaptım ve oturup yedim.Kendime sözüm vardı ama,bu bir diyet değildi.Değildi işte!!Sadece akşam yediğim makarna yüzünden doluydu midem ve canım sabah sabah o soğuk meyve püresini çekmişti.O püre yumuşak yumuşak mideme kayarken garip bir huzur duydum arkadaşlar.”Ben diyet yapmak için değil,mideme destek olmak için yapıyorum bu hafif kahvaltıyı”düşüncesine inanmıştım çünkü.
Arkadaşlarım sizlere hikayemi yazmaya devam edeceğim eğer kabul ederseniz,ama şimdi çok uykum geldi biraz uyuyayım.Görüşmek üzere,ne olur ne olur umutlu olun!

Salı, Nisan 25, 2006

Ne desem boş

Eveet İzmire gittim geldim...
Bol bol bebek sevdim, anane-babaneyi ziyaret ettim, teyzoşlarla kuzenlerle bol bol vakit gecirdim...Araya alışveriş sıkıştırdım...

Kendime nihayet kot aldim!Hem de 25 milyona! Hem de cok guzel bi model...Kot fobimi yendim birazcik..Bunda satici amcanin beden kac 36 mi 38 mi sorusunun da büyük payi oldu tabi!Amca bana kesinlikle olur diye kucuk bedenleri pazarlama stratejisi geregi mi verdi yoksa hakkaten de oyle mi sandi bilmiyorum ama sonucta bana caktirmadan 32 beden kotu satti ki aslinda bunca zaman beklememin nedeni 32 beden kot almayi kendime yediremememdi...Ama güzel İzmirimin rahatligindan midir nedir hic koymadi bana 32 kot almak...Ne var yan dar aliyom da noluyo her yerlerden fiskiriyo gonul rahatligiyla giyemiyom...Varsin 32 olsun beli biraz bol olsun ama rahat edeyim dee mi? Aslinda kuzenimde gorup cok begendigim bi t-shirte bakmaya gitmistim dukkana..Booole kucuk bi dukkan..Icerde son moda ama acayip ucuz seyler var...Ozellikle kotlar ve t-sirtler cok guzeldi 2 tane hemi de şu yeni modalardan yırtıklı felan!!! olanlardan aldim...Bana kalsa hayatta kabine girip de denemezdim o kadar kotu..belki 10 tane model denedim..Teyzem tesvik etti hadi bunu da giy bunu da dene diye.Yoksa ben cok usenirim.Bi de kilo aldim diye moralim bozuluyo kotlar olmayinca ya....Neyse sayesinde kotum oldu artik kendisine tesekkuru borc bilirim..............

Araya bi de Ikea sokuşturdum iyi mi!Pazar sabahi kahvaltidan hemen sonra gittik biz gittigimizde bostu ama cikarken feci kalabalikti. İzmirde yasayan ve pazar gunu Ikeaya gitmeyi dusunen varsa erken gitmesini tavsiye ederim...Aslinda teyzemin ayaklari agrimasa ve acelemiz olmasa ben altını üstüne getirirdim magazanin ama bu seferlik cok ayrintiye girmedim yine de 7-8 parca biseyler aldim..Aklimda kalan seyler coktu ama onlari da esimle gittigimizde alirim dedim...

Gelelim diyet konusunaaaaaaa
İzmirde milletin diyet-sporla ilgisi yok ben bunu anladim...3 öğün kızartmali bol kalorili seyler ve bol tatli yiyerek besleniyorlar.....Ve ben de o sekilde beslendim..Aslinda o tatlilari istesem yemeyebilirdim ama nasilsa bozcam psikolojisiyle gitmistim ve bozdum gitti diyeti...Kızartmalar, lokumlar, talılar..Neler yedim oyle yaaaaa....Tabi geldigimde cok sistim..Ustune de dun aksam Magnum yedim..Diyete baslamadan yiyim bari gene canim cekicek diye...

Ve sabah tartildim sonuc: 65!

Yani 63.5tan 65e ciktim tekrar ve su ya da sislik degil cunku diyet miyet hak getireydi kac haftadir kilo aldim resmen! Neyse ki artik sirtim ve belim gecti (insallah)... dün gene Kizilaya kadar yurudum...En azindan yuruyuslerimi yapicam tekrar......
Ama 65e cikmak tam bi salaklik oldu! 2 ayda 66dan zar-zor 63.5a in...Ordan geri hoop diye 65e cik....Buyuk salaklik..Ama tabi daha cok kilo vermis olsaydim heralde bu kadar boslamazdim zaten epi topu 2 kilocuk vermistim!

Ama bu sekilde yaza giremem........Oturdugumda gobegim ve daha da beteri midem kocaman 2 kat olusturuyo...Boyle t-shirt mi giyilir?Bi de enn sinir oldugum seydir sirttan dar tshirt giyince camasirin kenarindan et pörtlemesi ve bende var onlardan su anda hem de bol miktarda!!!!Resmen rezalet yaaa aaaa topla bakayim kendini n-light!hade bakem

Perşembe, Nisan 20, 2006

Başardım başardıımm!!

Amanin kilo mu vermiş diye hemen başlığın altına baktığınızı görür gibiyim..ama maalesef kilo vermedim...Çünkü diyet yapmıyorum şu ara..Başardığım şey Baskül ailesi logosunu bloguma eklemek!Nilaycim saolsun yollamis mailime....İşe gelir gelmez blogumu ve mailimi açtım..Soora evde yapıp getirmeyi başardığım 2 dilim çavdar ekmeği içine dil peyniri, çok azıcık zeytin ezmesi ve domatesten oluşan sandviçimi yerkeeen herkesin bloglarina bakmaya başladım tek tek..Her sabahki ritüelim haline geldi...Biri 2 gün yazmasa bak ya bozdu diyeti yazamıyo ya tembellik ediyo diyorum....:))

Benim diyet olayına gelince: Bu akşam kuzenimin yeni dogan bebegini gormeye İzmire gidiyorum. Ve nasilsa orda yicem teyzelerle kuzenlerle diye iyice saldim diyet isini..Zaten belimi sakatladigim icin pek yuruyemiyorum da..Yani spor amacli yurumuyorum hic. Ama gecen gun bi deneme yaptim kuaforden cikista yolu bayaa bi uzatarak yuruyerek gittim eve..Cok hizli yurumedim tabi riske atmamak icin belimi..Yaklasik 40 dk surdu...Ama diyet olayi hic yok diyebilirim.. Gene ekmeklerimi sayiyorum, dikkatli yiyorum ama akşamları kuruyemişe dadandım çok fena..1-2 tane 1-2 tane derken bi avuç oluyo! Bi de itiraf ediyorum dün akşam magnum yedim! Canım acayip çekiyodu, hadi dedi eşim al da yiyelim. İndim arabadan bi heves, resmen koşarak gittim Algida dolabına!veee....Bademli magnum kalmamış iyi mi?:((((((((O kadar bekle bekle yeme, tam yemeye karar ver en sevdiğin kalmamış olsun!peee...Ben de winner aldim ama kesinlikle kesmedi! Benim böyle bi huyum var...Canım bişey çektiğinde ille onu yemem lazim...Muadili bişey asla kesmez beni..ve sonuç: Winnerı yedim, kimbilir kaçyüz kalori aldım, kesmedi...canım hala magnum istiyo!Artık onu da kendime ödül diye İzmirde yerim belki çok yürüyebilirsem deniz kenarında!

Bu arada sabah tartıldım tabe kaç gündür tatlı felan yedim akşamları..Bekliyodum..64 çıktım.......Yani yarım kilo almışım....İzmirden dönüşte 2 hafta sıkı bi rejim yapabilsem 2 kilo kadar verebilsem çok iyi olur. Çünkü 2 hafta sonra da yurtdışına gitmem gerekiyor..Orda da çok yakın bi arkadaşımla görüşücez....Geçen hafta burdaydı...O da orda yalnız yaşıyo, çok kilo almış sigarayı filan bırakmış..Birbirimize bi dahaki gorusmemize kadar dikkat edip 2ser kilo verelim diye soz verdik..Bakalim yapabilecek miyim....İsin kotusu kendimi cirkin hissetmiyorum yaa..O yuzden de motive olamiyorum..Ama haftaya kot bakmaya cikinca nasil 30 bedenden 32 bedene terfi etmis oldugumu gorunce heralde gaza gelirim biraz.....
Bi de dun aksam banyoya girmeden once el aynasiyla arkadan kalca ve bacaklara baktim da...Selülit, sarkma ve çatlaklarim feci durumda! Selülitleri zaten sıkmaya gerek yok kendi kendilerine de gayet igrenc bi sekilde ortadalar! Kilo alinca bi de catlak eklenmis ustune!Bu halde denize filan gidilmez! Yani bu selülitlerin en kısa çözüm yolu LPG aslında....Spor ve bacaklara torba sarma, selülit taytıyla yürüme gibi aktivitelerle de olur tabe ama çok uzun sürer..Bakalım eger param olursa LPGye gidip hallettireyim diyorum..Bakalım..Ama tabi adam gibi beslenip spor da yapmam lazim..LPGyle olmaz sirf........

Hayir diyet boyle yapilir abicim diye gazım gazım gazlanan N-light'a ne oldu da gitti motivasyon onu anlamıyorum ki.......İzmire gidicem diye serdim..Alt tarafi da 3 gün!Du bakalım.......İzmirde hava cok guzeldir simdi bol bol yururum inşallah...

Çarşamba, Nisan 19, 2006

Yeni bloga yeni SOBEEEEEE

Eveeet ilk günlerin kızgınlık ve karmaşasından sonra yavaş yavaş bloglar tekrar oturmaya başladı....Sobeler tekrar başladığına göre normale dönüyoruz demektir...Pretty Woman sobelemiş beni, hemen cevaplıyorum:

1-Hayatınızın merkezinde olan tehlike içeren işleriniz?
Haftada üç gün çok yakınım olan birine iğne yapmak zorundayım rahatsızlığı nedeniyle...Her seferinde stres oluyorum doğru yapıyor muyum acıtır mıyım diye..Benim açımdan değil ama onun açısından tehlikeli...

2- Melodilerin arkasından kan ter içinde gittiğiniz, vazgeçemeyeceğiniz müzik lezzetleriniz ?

- Ben maalesef artık şunu da çok seviyorum diyecek kadar takip edemiyorum müzik piyasasını. Yani eskisi gibi her ay cd almalar filan yok..Heralde yaşlanıyorum..Daha doğrusu bir cdyi baştan sona dikkatimi vererek dinleyecek vaktim yok maalesef...Yazarken utandım kendimden..

3- Yediğiniz halde '' ben bununla doymam'' diyecek kadar karşısında zayıf olduğunuz yemekler ?

-Dondurma!!!!Bir oturuşta kilolarca yiyebilirim!Peki yiyor muyum?Hayır!Hatta bunu beni tanıyan biri görse aa ama ben seni hiç dondurma yerken görmedim bile diyebilir! Yani severim ama yemem...Acayip di mi?Bi de çikolata ve çikolatalı her nevi çikolatalı tatlı...

4- İzlemekten keyif aldığınız halde rayting canavarı maruz kalıp yayından kaldırılan diziler ?

-Çok fazla TV izleyemiyorum..Ama Avrupa yakasını çok sıkı takip ediyorum ve son 4 bölümü olduğunu duyunca çok üzüldüm....

5- Şu an '' ben burada ne yapıyorum? Kim getirdi beni buraya?'' gibi sorulara maruz kalmaksızın ruhunuzun olmak istediği yer ?

- Ben de buna denizde yüzerken ve denizin dibine bakarken diye cevap verebilirim. Aslında şu anda yabancı bi ülkede yalnız başıma geziyor olmak da hoşuma giderdi....

Ben de Sashayi sobeeledim...



Salı, Nisan 18, 2006

Diyet Kardesleri okuyun!

Arkadaşlar nasil iletisime geçeciğimizi buldum!Aslnda herkes bulmustur bence bu saate kadar ama yine de yazıyım...
İki yol var:
1. Herkes eski blogunu tekrar aktif yapicak ama tabi eger eski yazılarım okunmasın diyorsanız tum postlar tek tek drafta cevirmeniz lazim...
2. Ya da eski blogunuzun adini degistirip yeni bi bloga cevirebilirsiniz...
Peki blogunuzdaki eski yazilarinizi kaybetmeden blog adinizi nasil degistireceksiniz?Bunu soyle yapacaksiniz: dashboardda yani blogspotta blogunuza sifre girdikten sonra cikan ilk sayfada settingsi secin. Orda blog adiniz cikacak, onu baska biseye cevirin, degisiklikleri keydedin. Sonra yine settingsden postingi secin, orda eski http://yle baslayan adresiniz cikacak. Bunu yeni blog adiniza gore degistirin. Bu islemden sonra eski adresinizde artik blog olmayacak, eski yazilariniz yeni adrese tasinmis olacak..

Tabi yeni adresinizi sifreli bi sekilde herkese nasil bildireceksiniz bilemem:)))

Pazartesi, Nisan 17, 2006

KI-NI-YO-RUM

Blog adreslerimizi bizlerin izni olmadan 2 tam sayfa haber yapan ve bloglarimizdan kimligimizi desifre edecek ayrıntılı cümleleri alıntı yaparak bizleri zor durumda bırakan Hürriyet Gazetesini kınıyoruz!

Internet sınırsız bilgi kaynağı olabilir, ve evet bloglar da teoride herkes okusun diye yazılıyor gibi gorunebilir..Ancak sonuç olarak blog tamamen şahsi birşeydir ve herhangi bir bloğa google'da diyet yazılarak ulaşılması çok zordur. Diyet kardeşliği de konuyla özel olarak ilgilenen birinin bayağı bir araştırma yapmadan erişebileceği bir blog kardeşliği değildir...Bu nedenle bloglarimiz aslen diyet kardesligi üyeleriyle sınırlı bir okuyucu kitlesine ve belki konuyla çok ilgisi bulunan az sayıda üye olmayan okuyucuya yöneliktir...Diyet Kardeşliği grubunun kurucusu kurduğu grupla ilgili bilgi verme hakkına sahipse de bloglarimizdan alinti yapmadan once iznimizi alma gorevi haberi yapan kisiye aittir....

Bloglardan alintiyla haber yapma mağdurlarının sayısı her geçen gün artmaktadır. İnternette yazılan herşey kamu malı değildir...Lütfen haber yapmadan önce kaynaktan izin almayı öğreniniz artık sevgili gazeteciler, medya çalışanları ve internet sitesi sahipleri........

Cuma, Nisan 14, 2006

Ne var ne yok?

Hala düzelemediğim için spor filan yapmadım tabi ki..Gün içi işler için yürüdüğüm kadar işte hareketim...Doktora gittim dün kontrole...Fena diilim ama bazı hareketler verdi onları yapıcam...

Diyetime gelince.......Haftaiçi akşam yemeklerinden sonra kahvenin yanında 2 kere 1er avuç kuruyemiş yedim (bademli filan)..Haftaiçi dolapta pasta olmasına rağmen pastayı unuttum ben ve yemedim!Yannız çok ilginç çünkü ben dolapta duran tatlı-vs zararlı ne varsa asla unutmöayıp o bitmeden rahat etmeyen bi insandım! Ve dolapta iki tane yarımşar pasta varken ben yemeyi unuttum!Cidden!Ptesi filan geldi aklıma 2 lokma aldım ama dilimi bitirmeden çöpe attım...Sonra da aklıma gelmedi bi daha!Bu süper bişi bence!

Dün akşam uzun zamandır ilk defa dışarda salata veya ızgara et dışında bişey yedim! Bööle meksika usulü lavaş ekemeğe sarılı etli bişii ve kızarmış patates yedim...Ama hiç suçluluk duymadım ohhh...

Bi dee bu sabah evde hiçbişey hazırlayamadım kahvaltı için ve bi baktım işyerinde atıştıracak bişey de yok!Tam ne yiycem şimdi derken arkadaşım çantasından size kek getirdiimm diye kek çıkardı! 2 tane küçük dilim kek de bana düştü...1.5 dilimini yedim.

Yanii sözün özü diyette iş yok spor da yok....
Ama ilginç bi şekilde kendimi bugün iyi hissediyorum, o kaç gündür süren şişlik yok gibi...Bi de sabah geçen sene aldığım bi pantolunuma zırh gibi sığabilince bi şevk gelmişti, tamam artık ciddiyetle yapalım bu diyet işini demiştim ama dakka bir gol bir oldu sabah sabah. Olsun...Arada bi gevşetmek lazım.......Hem böylece vücut bu kiloya alışır tekrar diyet yapınca veririm gene diye ümit ediyorum...

Pazartesi, Nisan 10, 2006

Evdeki hesap çarşıya uymuyor!

üArkadaslar 4 gündür yazmıyorum ve kimsenin blogunu da okuyamadım....Çünkü üşüttüm...


Dolayısıyla haftasonu spor planlarım yattı...Diyetimi bolca kuruyemiş ve ctesi de pasta ve börek yiyerek bozdum!Bi de vücudumda acayip deformasyon görüyorum...Bunlar ancak deli gibi spor yaparsam ya da gene lpgye gidersem geçer ama nasıl yapıcam? Yüzmeye gitmek istiyorum ama çok pahalı..Yürüyüşte de tutuluyorum hep...LPG de pahalı...
Millet ne güzel azıcık kısıp kilo veriyo..Ben 2.5 ayda 2.5 kilo verdim kaldım...Belli ki aç kalıp deli gibi spor yapmadan kilo veremiycem ben......Moralim bozuk ya...Diyetisyeni bıraktım tam spora yüklenip vericem diyodum al şimdi spor da yapamıycam........Napçam ben.......

Çarşamba, Nisan 05, 2006

Diyet böyle yapılır abicim

Walla diyetisyeni bıraktım ya inada geldim acayip, salak, sen beni zayıflatamadın ben kendim zayıfladım demek istiyorum!O yüzden de bu gazla pazar gününden beri diyetime çok güzel uyuyorum arkadaşlar. Hatta baya bi incelme de hissediyorum...Yannız o kadar suya kayısıya gene bağırsaklarda hafifi bi grev söz konusu, böyle giderse kilo versem de tartıda görünmiycek diye korkuyom ama olsun...Bakarız bi çaresine..Bi de sporumu yapamadım yaa...En son pazar günü 45 dk yürümüş, arkasından da jimlastik yapmıştım. Kafamdan salı-perşembe- ctesi-pazar spor yapıcam diye planlamıştım ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Ptesi-salı dışardaydim akşamları (ama sonnn derecee sağlıklı ve diyete uygun seçimler yaptım merak etmeyin, et ağırlıklı yedim) o yüzden spora ancak bugün vakit bulablicem bi aksilik olmazsa..Ya eve gider gitmez (ki 7de evde oluyorum) 45 dk tempolu yürürüm ya da önce yemek sonra bantta yürüyüş yaparım bakalım...

Bu arada dün feci bi vicdan ve diyet testinden geçtim...Kocayla dışarda işimiz vardı, işimiz bitince yemek yedik (ben köfte-salata yedim)..Bi arkadaşlarımıza uğradık..Arkadaşım da bizim için elmalı kurabiye getirtmiş!Hemi de benim 1 aydır filan evde yapmak istediğim elmalı kurabiyelerden!Ayyhhhh nasıl güzel görünüyolardı anlatamam...Bi an yaa çayla yiyim bi tane yaa dedim ama sonra hayır dedim!Daha hak etmedim! Hak ediyim en azından 1 kg veriyim sonra yicem.......ve yemedim! Ama resmen şeytanın hadiii yeeeeeeeee dediğini duydum sol omzumdan yaa...........

İşte böyleyken böyle...Bu arada beni destekleyen tüüm diyet kardeşlerime çook teşekkürler..Saolun kızlar!Haftabaşında kilomu yazmamıştım, 63.2ydim pazar günü ama geçiciydi, ptesi 63.6ydım tekrar çünkü heralde ctesi çok su içmemişim ondan az çıktım pazar...amaaa eğer cuma ya da ctesi 62li bişiler görürsem direk ben de adayım sööliimmm
N-light

Pazartesi, Nisan 03, 2006

Diyetisyeni bıraktım!!!

Herkese çok güzel, iradeli, sporlu bi hafta diliyorum...

Eveet haftasonunun en önemli olayı buydu: Diyetisyenimi bıraktım ve pek hoş ayrılmadık! Diyetim fena diildi haftaiçi, hatta perşembe tekrar 63.6yı gördüm sabah ama ctesi sabahı bi tartıldım gene 64üm iyi mi?Tam diyetisyene gidicem kilom artıyo, stresten midir nedir.Neyse..zaten biliyosunuz kendisinden çok sıkılmıştım. Neyse gittim kadına, zaten geç kaldım benden sonraki randevuya 10 dk kalmıştı. Fazla vaktinizi almıycam zaten pek bi gelişme yok dedim.Baktı listeme "hiç bi hafta tam uyum göstermediniz, tam uysanız ben de vücudunuzun nasıl tepki verdiğini ölçebilsem bi yol çizicem ama olmuyor bir türlü" dedi. Ben de dedim ki motive olamıyorum yeterince, yoksa ne yapıcağımı çok iyi biliyorum zaten, diyet konusunda uzmanlaştım nerdeyse, benim ihtiyacım olan motivasyon, size de o yüzden geliyorum ama motive olamıyorum tam anlamıyla(Yani açılımı: sen beni motive edemiyosun!). 2 aydır diyet psikolojisindeyim, birazcık bozsam acayip moralim bozuluyo bu hafta da gitti diyet diye, zayıflayamıyorum da, boşu boşuna gidip geliyorum size gibi hissediyorum, o yüzden bir daha gelemeyeceğim size sanırım dedim.... Bozuldu tabi...Tartıldım ve 64.9 çıktım..Geçen hafta 66.5 gibi bişey çıkmıştım şişlikten dolayı...Yine de diyetisyende indiğim en düşük kilo olan 64.4e bile inememişim sonuç olarak. Diyetisyen çok bozuldu. Yağ oranım 30.6dan 30.2ye mi ne inmiş, yani yağdan kayıp var, beden olarak da inceliyorsunuz ama kiloda görünmüyor, kiloya çok takılıyorsunuz, moraliniz bozuluyor, bu kadar tkmayın tartıdaki kiloya dedi. Oldu canım!Tamam da dedim herkes 2 kiloyu bir haftada veriyor, ben 2 ayda 2 kilo verdim sadece..Ve eskisine göre yediklerimi kıyaslayınca gerçekten farklı bi sonuç olmalıydı dedim...Diyetisyen de "Ben de motivasyonunuzu düşük görüyorum, bence diyet yapmaya hazır değilsiniz, o yüzden birlikte daha fazla çalışmamızın bi yararı olduğunu düşünmüyorum" dedi!Kendinizi hazır hissettiğinizde tekrar gelebilirsiniz tabi ki dedi.....Ay canım benim bi daha gelsem sana mı gelirim?Sinirle çıktım...
O hırsla bayaa uzun bi yürüyüş yaptım.....Ve bu yürüyüş sırasında kendimle hesaplaştım...Ve dedim ki...Neden hayatımı cehenneme çeviriyorum ki bu kilo yüzünden? Benim diyetle zayıflayamayacağım belli bişey çünkü yemek yemeyi, tatlıyı seven, yemekten keyif alan bi insanım. Ben zayıflıycaksam sporla zayıflıycam bu belli bişey. Ayrıca başkasının motive etmesine ihtiyacım yok...Hayatımda neyi başkası dedi diye ya da başkasının dediği gibi yaptım da başarılı oldum?Hiçbişeyiii...Hayatta ne yaptıysam kendi istediğim gibi ve kendi yöntemimle, kendime has şekilde yaptım...Benim kişiliğim bu...Daha 3 yaşında annemlerin yemek yedirmelerine izin vermez kendim yiycem diye tuttururmuşum...Yani "I did it my way" benim hayat felsefem bu!Eee niye o zaman kendisini zayıflatmayı becerememiş bi diyetisyenden medet umuyorum ki? Kişiliğime ters bi kere...O yüzden napıcam? Bundan sonra listeye bağlı diyete paydos!Çünkü çalışan ve benim gibi yoğun bi insanın bu şekilde yaşamasına imkan yok...Doğru seçimler yapıcam, gene tatlılara dokunmıycam, her diyetisyenin verdiği kişiye özel olduğu iddia edilen ama kime sorduysam aynı listeyi gördüğüm listeye sadık kalmaya çalışıcam...Ama en önemlisi sporumu arttırıcam!Benim yapmam gereken bu!Havalar ısındı, saatler ileriye alındı...İş çıkışı eve gidince hemen kendimi sokağa atıp yüriycem..Haftasonları hem çok işim oluyor hem uyku tatlı geliyor diye yürümüyordum..Çok büyük hata! Önceliği kendime vericem artık. 4 çeşit yemek yapmayıvereyim nolur?Aç mı kalcaz? Yürüyüşüm daha önemli...Öncelik listemde kendimi gerilere düşürdüğüm için kilo aldım ben...Bundan sonra yok!Pazarları da ööle off uyumam lazım zaten yoruluyom haftaiçi diye 11lere kadar uyumak yok, erken kalkıp yürüyüşümü yapıcam, duşumu alıp bi güzel greyfurt-portakal suyumu içicem...Böyle yapınca bütün günü harika geçiriyorum!
Bu arada beni diyetisyene gittiğim için takip eden arkadaşlar vardı ...Onlardan da özür diliyorum...İnsan kendi kendinin doktorudur ve ben böyle daha iyi olacağını düşünüyorum....Blogumu okumaya devam ederseniz sevinirim...
Yürüyüş sırasında bir de geçen hafta 62li bişi görürsem kendime kot alcam sözüm geldi aklıma. Ne saçma dedim! 1-1.5 kilo verince 1 beden küçük mü alcam sanki kotu?Hayır!Yine aynı beden alıcam!O zaman niye kendime işkence ediyorum ki.Git al kendine bi kot, zayıflayınca gider bi tane daha alırsın ne var yani! Ve bu gazla Zaraya gittim ama maalesef bu sene altına topuklu ayakkabıyla giyilen dar kesim ve dar paça kotlar moda ve zaradaki kotların hiçbiri olmadı bana!Tabi biraz moralim bozuldu..Ben de napiyim bana daha klasik modeller gidiyo demek ki zaradan almak zorunda diilim ki diye düşündüm. Sonra gittim penye üstler aldım...Zaten hep böyle yaparım altıma bişey beğenemem ben de üst alırım habire..Olsun........
Bi de haftasonu tahinli kurabiyemi yedim! Ama sadece 2 tane yedim! Bari bozcaksam canımın çektiği bişey olsun dedim. Arkadaşlar da gelirken bi sürü şey getirmişler..Evde 6-7 çeşit pasta-börek oldu...Ama ben kendimi tuttum..1 tane yarım muffin, bir tane kibrit kutusu kadar ıspanaklı börek, bi tane de minicik top kurabiye yedim akşam...Öğleden sonra 2 tane tahinli yemiştim o yüzden akşam yemeği niyetine yedim bunları...Yalnız ilginçtir bu kadar yemeye pazar sabahı 63.2ydim iyi mi!!!!Aslında hep böyle oluyo, cumaya kadar tık yok, pazar bi tartılıyorum kilo vermiş çıkıyorum!Haftasonu haftaiçi kadar su içmiyorum ondan mı yoksa hafta boyunca yaptığım diyet pazar günü mü belli oluyor bilmiyorum...Bu sabah yine 63.5tim gerçi...
Pazar günü de gayet güzel uydum diyetime sporumu da yaptım...Oh........
Artık yeni bi başlangıç yaptım, kendi yöntemlerimle zayıflamaya karar verdim........Umarım doğru bir karar verdiğimi görürüz hep birlikte....Bu dönemde desteklerinizi bekliyorum...Beni bir kendim bir de siz motive edeceksiniz artık!