İncelmeye devam!

Çarşamba, Kasım 25, 2009

Toplaşın başıma, yeniden diyet yazıyoruz!



Eyyyyyyyyyyyyy ahaliiiiiiiiii!!!

Eyyyyyyyyyyyyy yılların diyet blogcuları!

Eyyyyyyyyy kilo vermek isteyip de paylaşıma, motivasyona, gaza gelmeye ve getirmeye ve en sonunda başardım! demeye ihtiyaç duyanlar!

Hepiniz toplaşın bakalım!

Birkaç gündür diyet bloglarında bir kıpırtı görüyorum...Herkes başlasak mı diye birbirine soruyor...nabız yokluyor...

Önce Nagiş, sonra ccc, sonra Sasha....

Söyleyeceğim tek şey var:

Ne duruyoruz ki?

Hadi başlıyoruz kızlar!

Herkes bugün-yarın sabah tartılsın ve bloğuna yazsın....Bayram sonrasına kadar kilo verelim demek pek gerçekçi olmayabilir, zorlamayalım, bayram sonrasına kadar kilo almak yok diyelim...Küçük hedefler koyalım kendimize....Küçük hedefler koymak başarma duygumuzu arttırır ve başardıkça motivasyonumuz artar çünkü...

ve işte benim kilom: 71.2...

Benim ilk hedefim 70leri görmek...
İkinci hedefim 70.5in altına düşmek...
Kısa vadeli ilk büyük hedefim 31 Aralık sabahı 67li bişeyleri görmek....71den 67ye 4 kilo var...ama 70ler çok uzak değil, ben 70ten sayacağım yani 3 kilo....hadi bakalım!

Katılanlar parmak kaldırsın!
Katılanların adlarını yanda bi bölüm açıp oraya yazacağım...ve her hafta o ana kadar verilen toplam kiloyu da!

Salı, Kasım 10, 2009

ATAM....



Bu sabah...

35 dakikada işyerinde olmam gerekirken 1 saattir yoldayım ve işe hala çok uzağım!

Sinirliyim...

Kızgınım....

Ve birden saatime bakıyorum....

09:04...09:05....

Hemen radyoyu açıyorum....Saat 9:05 diyor...

Atamın sesi yukseliyor radyodan.....Onun jestlerini mimiklerini canlandırıyorum gözümde....

Tam kavşaktayım.....duruyorum ve kornaya basıyorum.....önce yalnızım....sonra yanımdaki araba...sonra arkamdaki otobüs...sonra ambulanslar....sonra itfaiye arabaları...sonra bütün şehir.....sesimiz ne kadar gür çıkarsa "Sen korkma, bak biz burdayız, emanetin bizde" der gibiyiz....arabadan dışarı çıkıp hazırola geçenler...oldukları yerde çakılanlar.....tüm şehir....sessiz....ve çığlık çığlığa....arabanın içinde Atam'ın sesi... dayanamıyorum.......ağlamaya başlıyorum.....yanımdaki arabadakiler görüyor mudur diye korkmuyorum.... kendimi yalnız hissediyorum ve soruyorum: Neden erken gittin?

Perşembe, Kasım 05, 2009

İğne oyalı T-shirt'üm.......

Merhaba!



Yine projesini benim yaptığım ama hayata geçirilmesinin anneme ait olduğu bir çalışmayla karşınızdayım! Bende fikir, ilham çok ama vakit yok diyorum ya hep, zavallı anneciğim de hem hevesim kırılmasın diye hem de aldığım onca malzeme boşa gitmesin diye benim projeleri toplayıp yapıp getiriyor sağolsun...Aslında bu tam da benim projem sayılmaz....Annem iğne oyası yapmış bişeyde kullanmak için (evet annem de feci hobikoliktir! Genetik bizde!)... Aslında tam iğne oyası değil sanırım çünkü annem bunları çook ince tığla yapıyor, ama görüntüsü iğne oyası, yakın çekimini de koydum zaten aşağıya....

Neyse, yapmış ama yapacağı şeye uzun gelmiş boyu....Al sen bunu kolyelere filan kullanırsın diye getirdi... Ben de önce kolyeye koyacaktım ama sonra "aaa bunu tshirtün yakasına geçirsek ne güzel olur, bununla uyumlu renkte mor kazağım da var, süper olmaz mı" dedim.... Annecim de her zamanki gibi benim gazıma gelip ertesi güne bitirip getirmiş sağolsun...

İşte en sevdiğim şey! Bir proje çok uzun sürmemeli, 1 en fazla 2 günde bitmeli ki benim hevesim kaçmasın...Dün yaptık bugn giydim...Arkadaşlarım da çok beğendi...Ben geleneksel şeylere modern yorum katmayı ya da farklı şekilde kullanmayı çok seviyorum, bu da iyi bi örnek oldu sanırım....Siz ne dersiniz?

İşte bu da yakından çekim:




Bu arada çay içerken t-shirtüme damlatmışım o minik sarı çay lekesini görmezden gelin olur mu?:)))

Çarşamba, Kasım 04, 2009

Haydi yarışmayaaaa!!!





Heyyy millet kim bu icilerden ister?

O zaman hemen aşağıdaki adrese tık tık:

http://vespagirlmakeup.blogspot.com/2009/11/vespagirlden-hediyeler.html

Benim çok severek takip ettiğim makyaj bloglarından biridir Vespa Girl make-up....Bloğuna musallat olan miskinliği kovmak ve blog camiasına hareket getirmek için bir yarışma düzenliyor...Hediye olarak 3 adet set verecek ve bütün setlerde çok güzel ciciler var gördüğünüz gibi...Sonuçlar random.org tarafından belirlenecek. 13 Kasım Cuma gecesine kadar yarışma şartlarını yerine getirirseniz sizin de kazanma şansınız olur.... Kazanamam demeyin, şansınızı deneyin!Kazanırsanız kazandıklarınızdan birine de bana yollayın, şahsi oynamayın bakimmmmmmmmm:))

Cuma, Ekim 30, 2009

Günün Ayurveda Püfü-3






Ara öğünlerde kalorisi düşük ve tok tutuyor diye yediğiniz krik-krak, altınbaşak, diyet bisküvi, leblebi ve beyaz nohutun vücudunuz için hiç de iyi olmayabileceğini düşündünüz mü? Ben düşünmemiştim ve bunlardan yerdim....Benim vücut tipime göre (Vata-kapha) ise bunları kesinlikle yememem gerekiyormuş...Leblebi yasak ama fındık-badem-ceviz-fıstık serbest!Heyooooooooo...Ama tabi bu benim vücut tipimle ilgili, herkese farklı etki yapar.......

(ve de tabi abartmadan yemek lazım, sonuçta YAĞLI tohum!)

Salı, Ekim 27, 2009

Günün Ayurveda Püfü-2



Öğle yemeklerinden sonra içilen 1 fincan yeşil çay hem hazmı kolaylaştırır hem de metabolizmayı hızlandırır.

Perşembe, Ekim 22, 2009

Ayurveda Maceram




Merhaba!
Bloğum diyet bloğu olmaktan çıktı, hobi-makyaj ortaya karışık bi blog oldu ama ben bu halinden memnunum...İtirazı olan?:)))))))

Efenim uzun zamandır diyet konusunda yazmıyorum...neden? Çünkü 1 al 1 ver...bi sıkı diyete başla, 2 gün sonra sıkıl boz şeklinde olduğum yerde sayıyordum...İşe Şubatta geri döndüğümde 74.5-75 cıvarlarındaydım, en düşük 71.1i gördüm ama bir an için sadece...aldım-verdim hep....72de dengelendi diyebilirim... bunca zamandır güya çabalıyorum bi arpa boyu yol gidemedim....Demek ki bişeyler yanlış, neyi yanlış yapıyorum derken derken....Bir dizi tesadüf sonucu bir yoga eğitmeni ve ayurveda uzmanına ulaştım....

Ayurveda danışmanlığı 2 seansta yapılıyor...İlk seansta uzman sizinle 2 saate yakın konuşuyor....Doğum yeriniz-doğum tarihiniz, doğduğunuz ve yaşadığınız yerler, ailenizde kalıtsal hastalık var mı, hastalığınız var mı, alerjileriniz, beslenmeniz, uyku, sindirim, boşaltım sistemleriniz... Baştan ayağa muayene ediyor sizi... Cildiniz, saçlarınız, dişleriniz, burnunuz, ağzınız, kulaklarınız, sırtınız, karnınız, elleriniz, ayaklarınız...Ve en önemlisi farklı yerlerden nabzınızı alıyor... Nabız ayurvedada çok önemli...

İkinci seansta, ilk seansta aldığı bilgilere göre vücut tipinizi söylüyor-yani ayurvedaya göre doshanizi belirliyor... 3 tip dosha var...Vata, Kapha, Pitta... Genelde insanlarda 2si baskın oluyor... Mesela benim vücudumda Vata-kapha baskın ve pitta özellklerim artarsa o zaman hastalıklar-rahatsızlıklar-vücut ve ruhsal durumda dengesizlikler başlıyor...Amaç bunları dengede tutup zihin ve beden olarak sağlıklı olmak...İşte bu doğrultuda tavsiyeler veriyor uzman....

Dediğim gibi benim Dosham, yani vücut tipim, vata-kapha ama pitta özelliğim yüksekmiş, şimdiki amacımız pittayı düşürmek ve denge kurmak....Her vücut tipinin beslenmesi farklı...benim vücut tipime ve özelliklerime göre verdiği beslenme listesinde bazı yasaklar var....Yasak olan, yememem gereken şeyler:

* Kuru şeyler (grissini-krik krak-sunta diyet bisküvi)
* Soğuk herşey (soğuk su, dodurma, dolaptan yeni çıkmış yemek)
* Ekmek ve mayalı herşey (mayalı gıdalar vücudumda mayalanmaya devam edip bağırsaklarımda kalıyormuş)-Sadece sabah kahvaltısında küçük bi parça yufka ekmeği yenebilir başka ekmek yok-
* Kepekli şeyler
* Soya ürünleri
* Kümes hayvanlarının beyaz etleri
* Gazlı içecekler (arada maden suyu olabilir)
* Beyaz şeker
* Pastaneden alınmış herşey
* Paketli herşey (bisküvi-çikolata-cips)
* Pekmez
* Sert içki (beyaz şarap olabilir çok nadir)
* Leblebi-nohut
* Çiğ sebzeler-domates dahil-salatalık çiğ yenebilir...
* Fazla miktarda salata -hem çiğ oldukları için hem de öğünü salatayla geçiştirmek
yanlış olduğu için....
* Beyaz peynirler dışındaki tüm peynirler
* Yeşil zeytin
* Olgunlaşmamış tüm meyveler -ham muz, elma, şeftali......
* Tüm tatlılar, pastalar, çikolata, tatlı herşey!!!!!!!

Benim sıcak-ılık-sulu ve tatlı gıdalar yemem gerekirmiş, neler serbest?
* Tatlı- sulu-olgun meyveler
* Şekersiz kompostolar
* Pişmiş elma (tatlı yerine, şekersiz olarak tarçın ve karabfille pişecek, tadı harika bu araad!)
* Özellikle tropikal meyveler çok iyi gelirmiş, bunlardan da avokado çok iyiymiş
* Bütün pişmiş sebzeler (domates bile ızgara yapılarak yenecek)Bana en iyi gelenler havuç, taze fasülye, ıspanak, pırasa ve pazıymış...Ancak özel bir yağla pişacak -buna ghee deniyor-ileride anlatıcam- ve asla dolaptan çıktığı gibi soğuk yenmeyecek...Mutlaka ısıtılıp ya da oda sıcaklığında yenecek...
* Pilav çok iyi (etin yanında yenmiycek, sebzeyle olabilir)
* Makarna olabilir
* Yoğurt yerine ılıtılmış sulu yoğurt ya da cacık
* Yumurta
* Tüm balıklar
* Baharatlar
* Bitki çayları: rezene, yeşil çay, ıhlamur...sahlep de iyiymiş....ve de en önemlisi kahve!Kahveye kesin yasak diycek diye beklerken sebrest ama abartmadan!
* Tüm yağlı tohumlar ama abartmadan! (fındık-fıstık-ceviz, ayçekirdeği vs)-Ceviz önceden suya konacak
* Kuru meyveler-erik-hurma-incir-kayısı...Kayısı, incir ve erik önceden suya konacak...




Nasıl? bayağı zor di mi? Aslında uzman anlatırken "yok anam ben bunu yapamam, peynir yok, ekmek yok, tatlı yok, yoğurt yok, ohoooo" demiştim...Ama sonra ne oldu? Benim diyetteyim diye aylardır yemediğim yiyince kötü hissettiğim, ya da yesem de ucundan alıyım çok kalorili diye ağız tadıyla yiyemediğim şeyler serbest...mesela pilav-makarna-kuruyemiş...Diğer taraftan peynirler, yoğurt filan yasak ama diğerlerine kavuşmanın sevinciyle şu ana kadar bi problem yaşamadım....Bakalım nasıl olucak...

Bugün itibariyle 71.3 kiloyum....72küsurla başladım ptesi günü...Yani 1 kiloya yakın verdim...aslında 4 günde inanılmaz bi incelme oldu....daha çok vermiş gibiyim ama bakalım yarın kaç çıkıcam.....

Bu arada uzmanın dediğine göre zihnim çok hızlı çalışıyormuş ve onu sürekli meşgul etmem gerekirmiş, hobilerim çok önemliymiş, e denizde kum bende hobi zaten! Bi de vücut olarak da aktf bi insanmışım, normalde kilolu olmamam lazımmış demek ki çok kötü besleniyorsun dedi....Gerçekten de doğru bildiğim ve alışkanlık haline getirdiğim bi sürü şey varmış:Mesela ben ara öğünlerde kahveyle grissini, tatlı diyet bisküvi ya da sunta yerdim, bunlar bana hiç iyi gelmezmiş....Kilo almıyım diye pila-makarna yemezdim, onun yerine kepekli ekmek yerdim...Ekmek, hele kepekli ekmek çok kötüymüş...Sabahları simit ya da hamburger ekmeğine hamburger yerdim, çooook yanlışmış....Zamanla düzelecek...


Ayurvedayla ilgili bi sürü de püfüm var..yavaş yavaş yazıcam işte ilki:


Günün ayurveda püfü:
- Tatlı bişey yerken yanında mutlaka sıcak su için, bu tatlıdan alının enerjinin yakılmasını sağlar, depo edilmesini önler.....bi deneyin bakalım:)))

Cuma, Ekim 16, 2009

Cream Compilation (Krem Toplama):)))))))))))))))))

Heeeey tamam sakin olun! Ben çevirmenim, herşey kontrol altında! Başlığı espri olsun diye öyle yazdım yoksa "Chicken Translation" gibi vecizeler doğuran nezih güruhla bi bağlantım yok!No panic!

Evde orda burda, banyo dolaplarının içinde, işyerinde çekmecelerimde, muhtelif çantalarımın içinde sürünen, sıktım mı çıkmayan ama içinde hala krem olduğunu bildiğimden atamadığım bissürü BİTEMEYESİCE kremim vardı....Hangi dolabı, hangi çantayı açsam bitmemekte direnen ve kalabalık eden bi krem çıkıyodu karşıma... Bi gün dellenedim evde, işte, çantalarımda ne kadar bitemeyesice krem varsa hepsini topladım...Hem de gece vakti, ben bişeye taktım mı saat mevhumum yok, taktığım şeyi yapana kadar otururum gece 4 bile olabilir hiç önemli diil!

Neyse kremlerin ilk hali şöyle...Alttaki tepsi bu tip kirli(!) işler için kullandığım emektar tepsim bu arada, renk menk kalmamış....Bi gün Kayınvalde "ay çok eskimiş bu" diye atmaya kalktı da yüreğime inicekti..canım tepsim!

Neyse kremler bunlar:



Kremlerin herbirinin ortasından kestim...Bir çay kaşığıyla içlerindeki kremleri evdeki boşalan krem kutusuna koydum... içinde hala sıyrılabilecek kadar krem kalanları "evet itiraf ediyorum parmağımla sıyırdım son damlasına kadar!- ve işte küçük boy bir Body Shop krem kutusunu dolduracak kadar kremimim oldu!




Demek ki bitti zannedip atsam nerdeyse bir tüp krem atacakmışım, aklımı seviyim ve tabi cimriliğimi!:))))))))))Üff bakmayın böyle dediğime çok savruk bi insanım ve ay sonuna kadar pazar günki ayurvedadan sonra 0 liram kalıyor!Sadece biraz cimri olmayı öğrenmeye çalışıyorum o kadar..........

Çarşamba, Ekim 14, 2009




Merhaba!
Aklımda bir sürü fikir var, pek çok şey bana ilham veriyor, içimde kıpır kıpır bir yaratma gücü hissediyorum ama maalesef vaktim yok!Zaten sabahtan aksama kadar isteyim, haftada 2 gün iş çıkışı spora gidiyorum, dus-yemek derken saat 9 oluyor...Sonra biraz bebişimle oynuyorum derken saat 10 oluyor, bebişin yatma vakti... Onu uyutuyorum ve genelde onu uyuturken ben de uyuklamaya başlıyorum... Kalkıp hobi malzemelerimi dökecek halim kalmıyor... TV karşısına geçiyorum uyukluyorum.....

Ancak haftasonu bebiş uyurken veya babasıyla oyalanırken ya da akşamları onu yatırdıktan sonra halim varsa azıcık bişeyler yapıyorum...

Kaftan fikirlerim var...Öğlenleri çıkıp malzemlerimi toparladım hatta dayanamayıp bikaç kaftanı işyerinde masamda kestiğimi de itiraf etmeliyim (ne yapayım, esnek saat uygulaması olsa işimin olmadığı zamanlarda çıkıp gidebilsem böyle olmazdı, şimdi işim olsun olmasın 6ya kadar burda oturmak zorundayım)...

Neyse çok sosyal içerikli konulara daldım konu dağılmasın....

Fotoda görülen benim ilk kaftan projem..Nasıl yaptım?

1. Çerçeveciye tuval yaptırdım uygun boyutlarda...
2. Evde osmanlı karanfil desenli tülümsü bi kumaşım vardı, ondan küçük bi parça kestim (hepsini harcayamam çok pahalı almıştım zira ama bu projeye feda olsun değil mi?) onu tuvale raptiyelerle tutturup üstünden altın rengi sprey boyayla geçtim...
3. Boyanın biraz kurumasını bekleyip kumaşı kaldırınca tuvalim desenli oldu...
4. Önceden kalıbını çıkartıp kestiğim, çevresine altın rengi simli sutaşı geçtiğim kaftanı tuvale yapıştırdım...
5. Bir de püskül iliştirmeyi düşünüyorum bakalım nasıl olacak...

Bir de renkli kumaşları çıtaya gerdirip çalışmayı düşünüyorum renkli ve düz zeminde daha güzel olabilir.....

Nasıl olmuş sizce?
Elimde çok malzeme var, eşe dosta hediye yap yap bitmez, belki pasaja da koyarım...

Çarşamba, Ekim 07, 2009

Kaftanlarım vaaarrr!!



Foto kötü çıkmış demeyin bilerek gölgeli çektim, projem yapım aşamasında olduğu için bitmeden renkleri tam göstermek istemedim, böyle de hoş görünmüyorlar mı ama? 2 haftadır aklım bu kaftanlarda...Nasıl kalıp çıkartırım, uygun kumaş nerden bulurum, nasıl yapıştırırım, nasıl sergilerim, tuvali kaça yaparlar vs..Ve sonunda tüm malzemelerim hazır...Haftasonu bebiş uyurken 1 saat içinde o çok değerli 1 saat içinde tam 15 kaftan kestim renk renk kumaşlarımdan...Bazılarının çevresini sutaşıyla çevirdim, bazıları duruyor...Akşam benim projelere alışkın sevgili çerçevecimden tuvallerimi alıcam...ve bebişi uyuttuktan sonra halim ve vaktim olursa ilk kaftanlı projemi bitireceğim.....

Bana göre çok güzel, değişik, otantik ama modern....bakalı siz ne diyceksiniz...Belki şansımı denemek için pasaja bile koyarım:))))

Bu arada kendime Ulustaki bir eşarp dükkanından 2 tane (daha doğrusu 1 model ama 2 renginden birden) leopar desenli eşarp aldım boynuma bağlamak için....Onların da fotosunu koyucam ve hikayesini anlatıcam en kısa zamanda:))

Bi de...

Ankarada oturanlar için...Park Caddesinde Butcha diye bi kasap-steak House açıldı...Fiyatları biraz tuzlu ama Cafe de Parisi tam kıvamında ve sosu evet işte bu yaa dedirtecek cinsten! Bu arada porsiyonları çok büyük iki kişi paylaşıp rahatlıkla doyabilirsiniz...Burası İstanbuldaki (İstinye Park) Günaydının şubesiymiş sanırım neden Ankaraya gelince Butcha olmuş adı anlamadım heralde böylesi daha havalı olur dediler:)))))))))))))

Cuma, Ekim 02, 2009

Kaftanlı Kolyem



Merhabalar! Yine araya uzuuunnn bir ayrılık girdi, yeni birşeyler üretmedikçe yazmamın anlamı yok gibi hissediyorum...

Fotodaki kolyeyi Antakyadan aşık olarak aldım....Seramik, üstü kaftan desenli harika bir kolye...Eşime-dostuma-sevdiklerime de almadığımıza pişmanım çünkü her gören nerden aldın diye soruyor...Yeni takıntım kaftanlar olunca cidden aşık olarak aldım bu kolyeyi, keşke ben de yapabilsem...Hadi kaftan şeklini yaptık diyelim o kolay ama üzerindeki kaftan desenini nasıl yapmışlar onu çözemedim, transfer ya da yapıştırmaya benziyor ama emin değilim...Fimodan benzerlerini yapıp yılbaşında kolye ya da anahtarlık olarak hediye etmeyi düşünüyorum tabi üzeri desenli olamayacak maalesef:(

Bu arada kaftanlı yeni projeler üzerinde çalışıyorum...Bu aralar kumaştan boy boy rengarenk kaftanlar kesmekle meşgulum ama projeleri tamamlamak için zaman lazım ve o da bende yok şu sıralar maalesef.......Bitirebildiğimde fotolarını koyacağım...

Herkese güzel bir haftasonu dilerim, öpücükler....

Perşembe, Eylül 17, 2009

Cameolu broş/kolye süsüm



Merhaba merhaba! Geçen postumda Biluncuğumun bana tacımla birlikte 3 tane de Cameo gönderdiğini ve ne yapacağıma karar vermediğimi yazmıştım..Kararımı verdim ve bu güzel broşu yaptım. Hem de 10 dakikada!...Gül kurusu ve sütlükahve rengi fay kurdele, bir cameo, bir iğne arkası ve biraz da uyumlu inci boncukla yapması son derece kolay oldu...

Nasıl yaptım?

Gülkurusu kurdeleden fiyonkları tek tek yapıp (tek tek derken yaprakları kast etmiyorum, iki kulaklı fiyongu kast ediyorum, yani 4 adet) birbirine diktim, araya gelinliğimden kalmış minicik bi parça dantel koydum, onun üstüne sütlükahve kurdeleden fiyonk yapıp yapıp slikonla yapıştırdım...Ortaya cameoyu silikonladım ve en son arkasına iğne aparatını silikonladım bitti gitti....Yapım aşamasına gerek duymadım çoook basit....

Ben bu malzemeyi çok severdim ama adının Cameo olduğunu bilmiyordum, Stil Direktörü de çok güzel şeyler yapmıştı, ben de ordaki cicilerden esinlendim, daha fazla fikir için hadi siz de tık tık!

Cuma, Eylül 11, 2009

Tacıma bakıınnnnnnnnnnnnn



Hey millet merhaba! 1 hafta tatil, ardından 1 hafta boyunca eğitim, ardından işe geliş ve birikenleri temizleme derken ancak yazmaya vakit bulabildim....

Bu fotoda gördüğünüz nedir???
Bu birrr
Bu biirrr
Bu bir Bilun eseridirrrrrrrrrrrr!

Bu tacın bir benzerini görmüştüm ama satılmıştı, nolur bana da yaaap diye mail attım Biluna, (öhömss kendisine hala Bilun Hanım diyorum maillerde çaktırmayın), bi de o cameoları nerden buluyosun diye sormuştum. Sağolsun hem mask hem cameo bulmuş almış....Bana bu inanılmaz güzellikteki tacı yaptı hem de kaprisime dayanarak "ben sarı-turuncu sevmem o minik kurdeleleri mavi yapsak" isteğime hay hay dedi.....Dün akşam arkadaşlarla yemeğe gidecektik ölüp bittim tacımı takmak için ama eşim kebapçıya gidiyoruz yahu orası için fazla avant garde dedi ühüüüüüüüüüü:((( Ama ennnn kısa zamanda takıp gezicem sokaklarda!Ellerine sağlık Biluncuğum...

Bilun bir de güzellik yapıp bana tam 3 tane cameo göndermiş, hem de hediye olarak....Çoook beğendim...İşyerinde benim gibi kolye-incik-boncuk işine takık arkadaşım görünce hiii nerden buldun diye çığlık atınca çift olanlardan birini ona hediye ettim....O da çok mutlu oldu...Şimdi buldumcuk olduk ayy acaba bileklik mi yapsak yoksa yaka iğnesi mi yok yok tasma yapalım diye sürekli fikir üretiyoruz....Projeleri bitince resmini koyarım bi karar versek:))))

Haa bi de kırılmasın bozulmasın zarar görmesin diye kat kat cici torbalara sarıp sarmalamış cicilerimi, o torbaları da bilehare değerlendiricem kolye torbası olarak:)

Tekrar ellerine sağlık Biluncuğum, çoook çok teşekkürler:)))

Cuma, Ağustos 21, 2009

Gece Yarısı İlhamı!!!!!!!!!!!!!!!!

Starbucks'ın kahve karıştırmaya yarayan çubuğundan kitap ayracı:



Ortadaki doktorların boğaza bakmak için kullandıkları şey!





Gece gece içime Deryal Bakyal kaçtı!Bugün Starbucksa gittim gene (Merhaba, Ben N-light, Kahve bağımlısıyım!), biraz fazlaca çubuk aldım ama counterdaki çalışanlara açıkladım ben bunlardan dün gece kitap ayracı yaptım yine yapıcam da ondan çok aldım isterseniz size mail atarım dedim, aaa bize de getirinnnnn dediler... du bakalim belki maille gonderirim bu komik seylerin resmini.... Neden bilmiyorum ille de şu çubuklardan bi kitap ayracı yapmak istedi canım... Bi de kahve çekirdeklisini yapıcam, misss gibi kahve kokusu hoş olmaz mı kitabı açınca?Bence olur, azzz sonra!

Bu sefer çubukları da boyıycam ama... Aklıma bazen bi fikir geliyor ve o kadar sabırsız oluyorum ki bir an önce bitmesi lazım! Dün gecenin bi vaktiydi ve ben bunları yapmak için daha fazla sabredemezdim... Çünkü yarın tatile çıkıyoruz ve 1 hafta yokuz. Bu fikir aklımdayken yapmadan 1 hafta aslaaaaaaa sabredemeyecek kadar sabırsız bi insanım ben!


Mangodan indirimden cartlak pembe bi bluz almıştım, hadi yarın giyiyim dedim ama o kadar cartlak pempeye uyumlu takım yoktu....Ben de 3 dakika içerisinde aşağıdaki şu kolyeyi yaptım:




Aslında bu güllerden bir çift almıştım küpe yapmak için ama bluzun yakası biraz açıkmış, hem biraz kapatmış olurum hem de yaka modeli kare yaka, kolyeyi güzel gösterir, bi anda karar verdim, büyük taşın üstüne gülü Japonladım, altına da bi damla boncuk al sana 3 dakkada kolye!

Cuma, Ağustos 14, 2009

Cuma bildirisi ve minyatürler

Merhaba!
Öncelikle bloğun ana konusu diyetten bahsedelim değil mi? Düzenli olarak haftada 3 gün spora gidip deli gibi spor yapıp diyetime sadık kalmama rağmen maalesef kilo veremedim bu hafta... Bilmiyorum belki de bu hafta malum döneme denk geldiği için şişliği atamadım ama tartı 71.8e cakildi kaldi, bi turlu inmiyor..gerci 2 gun ogle yemegine gidemedim ve ofiste ne varsa onu yedim yani bolca karbonhidrat!Akşamları spora giderek ve akşam yemeğini az yiyerek dengelemeye çalıştıysam da olmadı heralde..Herkes nceldiğimi söylüyor ben de öyle görüyorum ama tartıda değişiklik yok sinir!!!!!!!!!!!!!

Neyse tatile 1 haftam kaldı, giderken en büyük dileğim 70li bişilerde olmak çünkü o zaman hamilelik öncesi kiloma 3 kilom kalmış olacak:))Tabi hamileliğe de 5 kg fazlayla başladığım düşünülürse eder 8 kilo ama olsun yaw, bu bile başarıdır.....

Gelelim makyaj olaylarınaaaaaaa... Bu aralar çılgınlar gibi moda-makyaj bloğu okuyorum, link vermeyi beceremediğim için yalnızca adlarını yazabileceğim kusura bakmayın: stil direktörü (10 parmağında 10 marifet kokoş mu kokoş ve çok samimi bir hanım), Laçin (çok güzel dikiş diken bir mimar), Bilun (cicilerini hala görmediniz mi, koşun koşun!): Makyajçamtam (MACe sardırıp beni masrafa sokan hatun hem de meslektaşımmış!), just-makeup (al bi masrafçı daha, blog aleminin en güzel göz makyajını yapan bloggerı), Life with Hello Kitty (Makyaj malzemelerini görmeyi çok istiyorum hepsi bir odaya sığıyor mu?:)), Caramel Macchiato (Burası da ürün almadan mutlaka baktığım bloglardan ve adı çok ihtaş açıcı), Shopaholic (süslü!) vs.......



Bu blogları/siteleri okudukça benim de yazasım geliyor!!!




Şimdii benim bir derdim var...Ben tatile gidicem ya...spreydi, parfümdü, makyaj temizleyicisiydi, kremdi, nemlendiriciydi derken bir bavul sırf kozmetiklere gidiyor...Bunun için bulduğum iki çözüm var....Birincisi: Sephorada minik minik kaplar satılıyor kozmetik malzemelri için...Onlardan aldım bir set...İçlerine krem, saç jölesi, şampuan, makyaj temizleyiciden filan koydum ve fakat.......bu kapçıkların boyutları 1 haftalık tatilde gerekecek malzemeyi almaya yeterli gelmedi..İkinci seçenek...işte bu:






Ben minyatür ürünlere/deneme boylarına BA-YI-LI-RIM! Bu resimde en soldaki Taft sprey normal boyutta bir sprey.... Yanındaki Wellaflex sprey ve Taft saç köpüğü ise çanta boyu! Bunları Almanyayay gittiğimde DM diye bir kozmetik mağazasından almıştım keşke daha fazla alsaymışım hayat kurtarıyorlar resmen! Bayılıyorum bunlara işte ben bunlardan almak istiyorum, Türkiyede satılan bir yer biliyor musunuz? Kargosu pahalı olmayan internet sitesi de olabilir... Köpüğün yanındaki body splashi arkadaşım Amerikadan getirmişti, bath&Body works, bi sürü çanta boyu almış çok sevindim... Body splashler parfüm kadar kalıcı değil ama benim gibi sıkıldıkça parfüm sıkmak isteyen biri içim ideal çünkü çok ucuzlar çok güzel kokuyorlar ve çantada taşınabiliyorlar ve de şişeleri plastik olduğu için kırılma korkusu yok! Soldan 5. ürün yine DMden aldığım çanta boyu Nivea deorant..Normalde sprey deo kullanmam ben, yıllardır Gillette'in jel deolarını kullanıyorum ve ÇOK ÇOK ÇOK memnunum tavsiye derim...ama bunu bulmuşken almıştım...6. ürün geçen gün Sephoradan aldığım minik boy göz makyajı temizleyicisi...Başka bişiler almıştım satış görevlisi tavsiye etti, boyutunu ve fiyatını görünce aldım, 7.5 TL...Clinique tonik ve yanındaki Lancaster tonik de aldığım ürünlerin yanında verilen deneme boyu hediyeler...Biotherm deneme boyu göz makyajı temizleyici ve krem makyaj temizleyicileri Cepadaki Douglastan deniyeyim diye vermişlerdi...Bu arada parfüm ve kozmetikte sample verilmemesine sinir oluyorum, muhtemelen satış görevlileri kendileri kullanıyor ve tanıdıklara hediye ediyorlar yeni çıkan parfümlerin bile sample'ı yok, çok sinir bi durum...Douglas beni çok şaşırtarak tereddüt ettiğim 2-3 ürün için deneme boyu verdi hem de ben istemeden hem de o gün belki toplam 10 tane deneme ürünü vermiş olmalrına rağmen!Sensodyn diş macunu gene DMden çanta boyu...Colgate bir dergden çıktı, pek güzel, kısa bir tatili bekliyor...Ve en sondaki Lancaster gene krem almıştım yanında verilen hediyeydi...




Her zaman deneme ürünü bulmak ya da hediye almak mümkün değil, benim istediğim kullandığım ürünlerin çanta boyları...Bilgisi olan varsa paylaşırsa çok sevinirim.....

Yeşil far hastalığım

Merhaba merhaba! Kaç gündür Clinique ve Diorshow mascaraları karşılaştırma yazısı yazacaktım ama evde bir türlü vakit ve mecal bulup da düzgün çekim yapamıyorum... Bir kere çektim ama rezalet çıkmış fotolar o yüzden koymadım...

Ben tam bir yeşil manyağıyım söylemiş miydim? Dekorasyonda lime denen yeşil tonuna, kıyafette ise erik yeşili, haki yeşil, ördek başı yeşili şeklinde ifade edebileceğim her yeşile ve makyajda da yeşilin tonlarına bayılırımmmmmmm!!! Ne alacaksam elim hep özellikle de lime yeşile gider, ennn bayıldığım renk, bu renge bu kadar takık olmamın psikolocikk bi açıklaması var mıdır acebaa diye düşünüyorum....

Makyajda da en sevdiğim renk yeşil tabi ki... Gözlerim yeşil filan değil, normal kahverengi gözlü bir insanım...Hep dergilerde filan kahverengi gözlülere toprak tonları kiremit gibi renkler yakışır derler ama bana hiç yakışmaz, aksine son derece yorgun ve yaşlı gösterir beni kahve tonları...Cildime ve karakterime en çok yakıştırdığım far rengi yeşildir...Ama mutlaka ışıltılı olacak, mat far pek sevmem... Ne zamandır aklımdaki farı arıyordum, hatta son zamanlarda bu yöndeki çabalarım sonucu ve makyaj blogları sağolsun ömrüm boyunca yetecek kadar yeşil far sahibi de oldum diyebilirim!

Bunlar muhtelif markalardan muhtelif tonlarda yeşil farlarımın kapalı halleri ancak arada 2 mascara ve alt sırada daha sonra bahsedeceğim pastel tekli farlar var...



Kapakları açık halleri, burada sadece yeşiller görülüyor:




Ve de son olarak swatchlar ve etiketleri...



Soldan sağa:

YSL makyaj paletindeki yeşil (numarası yok)

Flormar tekli far-90631

Inglot 635 (bunu mağazada denediğimde daha yeşil gelmişti oysa gözde sarıya daha yakın duruyor ama yine de çok güzel bir renk hafif goldumsu)


MAC Humid (bu son bebeğim!-bloglarda görüp hastası olmuştum sonunda kavuştuk)

Flormar 90061

Pastel tekli far No: 51 (Yeni seri tekli far, kaliteleri mükemmel!)

Pastel tekli Far No:40 (Bunu geçen sene aldım sanırım, oldukça koyu bir yeşil, bu Pastelin eski serisinden bir tekli far bu arada, şu anda tekli farlarda numarası aynı değildir, hatta aynı renk olmayabilir de)


Yaklaşık 2 haftadır bu renklerle çeşitli kombinasyonlar yaptım, genelde açık bir ton ve koyu bir tonu birlikte kullandım ve favorilerim:

Inglot 635 (şunlara isim verseler)
Flormar Tekli far 90631
MAC Humid

Bunları Inglot 3lü far setindeki 626 (şeftalimsi gold) ve 633 (gold) ve Pastelin tekli farlarından 48 numara (Kahvemsi gold-kapakların kapalı olduğu resimde soldan ikinci) ve 60 numara (Gold-kapakların kapalı olduu reismde soldan ikinci) ile kombinledim genelde...

Bu arada Pastel ucuz bir yerli marka diye biliniyor ama yeni cikan tekli far serisini şiddetle tavsiye ediyorum, yakınınızda bir kozmetik mağazası varsa özellikle gold-toprak tonlarını denemeinizi tavsiye ederim, bu fiyata cidden çok kalitesli buldum ben...... Flormarın yeni seri tekli farlarının da renkleri harika ama sürüm olarak..bilmem ki....böyle biraz tebeşirimsi ve kalın bi yapıları var sanki..Pasteller gibi incecik değil...ama başka markalarda bulamadığım bir yeşil ve mor tonu var ki gerçekten tadından yenmiyor! Yeşili yukarda bahsettiğim 90631, morunun numarasını da yazarım yarın...

Cuma, Ağustos 07, 2009

Loreal-Maybelline Mascara Karşılaştırması

Merhaba merhaba!
Önce bloğumuzun konusuna sadık kalarak cuma bildirimimi yapayım: 71.8....Yani geçen haftadan beri kilo veremedim, incelme var tartıda görüntü ı-ıhhh!! Tabi bunda haftaiçi kilo verip haftasonu o program senin bu brunch benim gezip diyeti boşvermemin de etkisi var, haftasonları tatil moduna girip serbest takılıyorum tabi hemen geri geliyor kilolar, 1-2 haftasonu dişimi sıksam çok iyi olacak....

Evet gelelim mascaralar yarışmasına...Benim mascara, bronze allık ve yeşil far takıntım var....Kimde veya nerde güzel bir bronz allık görsem onu alana kadar aklımda kalır bu nedenle elimde yerli-yabancı-ucuz-pahalı-iyi marka-drugstore markası tabir edilen markalara ait belki 10 tane allık var...Aynı şey mascaralar için de geçerliydi...Birinde güzel duran bi mascara gördüm mü hemen sorar gider koşa koşa alırdım....Bir de mağazalardaki testerlardan mikrop kapma korkum olduğundan mascaraları asla denemem! Beni kriterim mümkün olduğu kadar kalın ve plastik değil eski tip kıl fırçalardan olmasıdır...Bir de şişeden çıakrdığımda bile fırçada topaklanma carsa bırakırım o mascarayı yerine! Uzuuun araştırmalarım sonucu 4 mascarada karar kılmış bulunmaktayım....Favorilerim:

1. Christian Dior Backstage Mascara
2. Clinique- High Impact Mascara
3. Maybelline-Collossal Volume'Express
3. Loreal- Voluminous x5

Aslında Loreali tavsiye üzerine almıştım ama bana çok kötü gelmişti, çok topaklanma yapıyordu zor sürülüyordu bulaşıyordu vs...Ancak bu yarışmayı yapmaya karar verdiğimden beri 5 gün üst üste kullandım ve aslında o kadar da kötü olmadığını gördüm....Ya elim alıştı ya da içinde ürün azalınca daha az bulaşmaya başladı fırçaya bilmiyorum...

Önce resimler...Yalnız şimdiden söyliyeyim fotoları işyerinde cep telefonuyla çektiğim için kaliteleri bir felaket...İlerleyen günlerde foto kalitemi arttıracağım inşallah...

İlk fotoğrafta hafif bir kapatıcı ve gözlerimde kirpik dibinden kaş altına kadar ileride bahsedeceğim tekli Pastel farlardan 60 no'lu olan var, kirpiklerimin mascarasız hali böyle:





Aşağıdaki iki fotoğrafta kirpik kıvırıcı kullanılmadan mascaraların tek kat sürülmüş hali görülüyor. Üstteki foto Maybelline, alttaki Loreal...



Burada da yandan görünüş...Üstteki yine Maybelline ve alttaki Loreal....





İlk bakışta çok fark yok gibi görünse de Maybelline kirpikleri kıvırma, uzatma ve ayırma konularında daha başarılı kesinlikle, Loreal da uzatıyor ama sanki kirpik uçlarını kütük kütük bırakıyor gibi. Loreal biraz daha topak topak oluyor sürüldüğünde ve daha çok bulaşıyor. Dolgunlaştırma konusunda ikisi de iyi...Fiyat olarak ise çok fark var aralarında, bugün YMde sorduğum fiyatlara göre Loreal 34, Maybelline 14 lira!!!!!!!!!!

İşin komiği ben her iki mascarayı da birilerinde görüp beğenip adını alarak satın aldım ama ikisini de ilk başlarda beğenmedim ve kullanmadım...Sonra hergün evden işe makyaj malzemesi taşımak zor gelince bu ikisini işe getirip burda kullanmaya başladım..Üst üste kullanınca da alıştım sanırım hatta Maybelline şu anda gerçekten çok hoşuma gidiyor...

Seçim size kalmış....Bir dahaki yazı daha kaliteli fotoğraflarla Clinique-CD karşılaştırması olacak.......

Cuma, Temmuz 31, 2009

Kişisel rekorum: 1.7 kg verdim!



Merhaba merhabaaaaaaaaaaaaaaaa!
Diyet bloğu yazan kimsenin çıtı çıkmıyor...çıtı çıkanlar benim gibi çok aralıklı yazıyor...ne güzel bir ara hepimiz hergün yazardık...O gün ne yedik ne içtik kaç gr verdik kaç gr aldık, ne alemdeyiz birbirimizden haberdardık.....Bloğuna yazmayanlar umarım artık istedikleri kiloya indikleri ve diyet süreçleri bittiği için yazmıyorlardır...En düzenli yazan Sashacım kaldı bi....Kimse yazmayınca benim içimden de gelmiyor yazmak ama yazıcam, kimse okumuyor olsa da en azından neler yapmışım geri dönüp okumak için.........

Efenim ben en son 71.1e kadar inmiş sevinçten uçarak bebişimin doğumgününü kutlamıştım. vee fakat ardından geen hastalıklar (sadece grip neyse ki), tüm kuzenler yeğenler anneanneler teyzeler filan kalabalık bi tatil ve sonrasında bu haftabaşında çıktığım kilo 73.5 idi....Tabi binbir emek verilen kiloların alınması sinirimi bozdu ama hak ettim, diyet yok spor yok eee normal.....

Peki aklımı başıma getiren ne oldu?
1. Haftasonu üniversiteden arkadaşımın düğününe gittik.....Bi sürü sınıf arkadaşı bir araya geldik, ben de eski gece elbiselerime sığamadığımdan yeni bi elbise aldım..Pek tarzım bişi diil bi kere göğüs altından kesik ve kiloya kilo katan bi model ama napiim sadece 1 günüm vardı ve ben rengi güzel e fena da diil alıyım bari diyip aldım...Neyseeee...Giyindim süslendim, aynada kendimi pek de beğendim...taaaa ki düğünde çekilden fotoları görene kadar! Amanın...Grubun en şişmanı benim biliyorum da (bu arada şansa bakin ki herkes zapppzayıf!nerdeyse hepsi 34 beden benim hatunların) da resmen o satenin parlaklığı ve elbisenin modeliyle şişmişim de şişmişim...Hiç beğenmedim kendimi...Benim o çökük yanaklarım bile puf puf çıkmış....ki o gün makyajım çok iyiydi.....Dedim ki bak herkes ipince ne güzel tiril tiril giyinmişler, ben ortalarında hem en yaşlıları hem hem en şişmanları gibi çıkmışım...Olmaz böyle artık..Zayıf olanlar da yiyip yiyip zayıf kalmıyo var öyle şanslı insanlar ama az...Genelde zayıflar da dikkat ediyorlar, o gün dikkat ettim kimse tabapındaki yemeği bitirmedi, herkes biraz aldı bıraktı beğenmediklerinden değil o kadar yemeleri gerektiğ için! Eeee o zaman?

Dannnkkkkkkkkk etti..Dedim ki dengeli beslen sağlıklı ye, her öğünde herşey olsun aman da yavş kilo verirsen almazsın hızlı verme derken ben ipin ucunu kaçırıp tırtıklıyorum, o tırtık tırtıklar günde kaç kalori ediyo biliyo musunuz?Ben de bilmiyorum ama çok demek ki..ve bi karar verdim..zaman zaman az biraz sağlıksıza kayarak ama genelde sağlıklı ve dengeli olmasına çalışacağım bi diyet yapacağım..... Mesela arada bir lahana kürü gibi....

Beni gaza getiren ikinci şey ise Mevsimlerden Romada Sevgili Mehtapın yazdığı : Çocuk değilsiniz siz, dayanın yemeyin! cümlesi oldu...Evet yaa dedim yemiycem diycem yemiycem çocuk muyum ben aaaaaaaaaaaaaaaa

Bu gazla salı ve perşembe spora gittim, nerdeyse 1.6 ayda 3 kere gitmişim paralar boşa gitti yani...Neyse ...Salı günü süper bi ders keşfettim...15 dk yürüdüm sonra derse girdim, hoca çok tatlıydı...Resmen koreografiyle dans-egzersiz arası bişi yaptırıyor ama hem çok eğlenceli hem de deli gibi yorup kalori yaktırıyor...Çıktığımda tshirtüm tamamen ıslaktı!!!!!!!Bi de ne kadar uzun zamandır dans etmediğimi ve ne kadar kütükleştiğimi fark ettim, o açıdan da çok güzeldi...Dersin başlarında hareketleri tek tek ve düz adımlarla yapıyorsunuz tüm hareketler bitince kombine edip koreografili olarak ve de daha bi kıvrak şekilde dans eder gibi yapıyorsunuz arka arkaya...Süper zevkliydi...Perşembe de normal aletlerde çalışıp gene acayip terledim, sanırım bi 400 kalori yakmışımdır...

Bir hafta boyunca cidden dikkat ettim...Dün akşamdan itibaren de her akşam yemeğinden önce koca bi kase lahana çorbası içmeye başladım...Lahana diyetinden Salıncakta iki kişi bahsetmişti, ben de deniyeyim dedim (bu arada ben üstüne tıklayınca sayfa açılır ya bloglara link verilerek onu beceremiyorum kusura bakmayın, öğreten olursa bin yıl kölesi olurum:))) ...Daha önce de bu şekilde sadece akşamları lahana çorbası içip üstüne çok hafifi bi akşam yemeği yiyerek kilo vermiştim...Bakalım bu sefer ne olacak.......

Bu çabalarım sonucu bu sabah tartıya çıkarken bari 72lere inmiş olsam dedim ve tartıdaki rakamı görünce inanamadım!!!!!!!71.8...Bütün uykusuzluğum huysuzluğum bi anda geçiverdi.......o sevinçle ciciler giydim geldim işe...Karnımı baya düzelmiş ve incelmiş hissediyorm...İlk hedefim 69.......Bakalım ne zaman ulaşıcam.......

Bir de artık sadece diyet yazmıycam demiştim...Bir süredir hobi ve makyaj bloglarını okuyorum büyük bi zevkle...Hatta beceremedğim gögeli göz makyajı olayını bile becermeye başladım, çevremdeki herkes farkediyor, herkes gçz makyajımı çok beğeniyor son zamanlarda.........Kıssadan hisse ben de aldığım ürünleri karşılaştırmak, edindiğim yeni bilgileri paylaşmak istiyorum artık...

İlk konum maskara karşılaştırması olacak...
Proje adı: Rimel Turnuvası
1. round: Loreal Volumionus Carbon Black x5 Mascara, Maybelline the Colossal Volum'Express'e Karşı
2. Round: Clinique High Impact Mascara, Christian Dior Diorshow'a karşı

Yarı Finalistler arasında da bir karşılaştırma yaptıktan sonra kazananı açıklıycam:)))

Cuma, Temmuz 10, 2009

Bu blogda tatil var!



Merhaba Merhaba.....
Aslında bu aralar diyetle alakasız günlük ööölesine konularla ilgili bi post yazasim vardi ama beynimi ve ellerimi erken tatile cikartip onu bile yapamadim.....Son 2-3 haftadir diyet filan yapmiyorum, dengelemek icin ozel caba harcamiyorum, spor salonuna gidemiyorum....Peki ne yapiyorum? firsat buldukça bebişi arabasına koyup yuruyuşe gittim 1-2 kez...Tatil oncesi işler-hazırlıklar için her öğlen öğle sıcağında haldır haldır yürüdüm.....ve akşamları da...koşturmacam çoktu...Kilom 72.2 çivarındaydı en son.......Yani 70e filan inmedim...Bi süre ara verdim diyelim....

Tatilde kuzenler, yeğenler teyzeler çok kalabalık bi grup olucaz (inşallah)... Teyzelerin her 5 çayına pasta börek döktürme ihtimalleri ve benim onlara dayanamayıp yeme ihtimlaim gözümü korkutsa da deniz kenarına yapılan yürüyüş yolunda her akşam gün batımında bebeişim ve kuzenlerimle yapacağım yürüyüşlerin hayalini kurup hayalimde şimdiden yakıyorum o kalorileri.........Ve deniz.......İnşallah bebişimiz bizi fazla zorlamaz ve bebiişi anneme bırakabilir ve denizde ellerim buruşuna dek yüzebilirim.....Bebişime üstü olmayan minik bikinisini giydireceğim... Birlikte denize ilk adımımızı atarken babamız onun o anki yüz ifadesini yakalayabilmek için kamerayla bizi çekiyor olacak...Umuyorum ki benim gibi o da denizi çok sevecek ve ben kucağımda ona sarılıp denizde diz çökeceğim ve suyla oynıycaz....

Gibi hayallerle gidiyorum, dönüşte sıkı bi diyet ve spor bloğuyla karşınızda olacağım:)))Tekrar görüşünceye kadar hoşçakalın.....ve de öpücükler

Cuma, Temmuz 03, 2009

Ne var ne yok?



Merhabaaa!!!
Araya yine epey bir zaman girmiş ama diyetle ilgili önemli bi gelişme olmayınca (tabi ki iyi yönde olanları kast ediyorum) yazmak gelmiyor içimden...Son 3 haftadır diyet hak getire oldu...Önce bebeişim hastalandı, sonra 2 kez ben hastalandım, sonra bebişin doğumgünü partisi hazırlıkları, yatılı misaifr, koşturmaca derken ne diyet kaldı ne spor...Ama değdi mi?Değdi...Bebişimin doğumgünü çok güzel geçti...40 küsur kişi vardık, ev insan doluydu ama güzeldi...İzmirden kuzenlerim teyzelerim geldi sürpriz yapıp....Onlar olmasa çok sönük geçicekti iyi ki geldiler...

Fotoda gördüğünüz kızımın pastası, cok basariliydi gercekten...Arkadakiler de kızımın tombiklikten ayakkabıdan taşan ayakları:)(Maşallah diyim yaaa)....

Bu hengamede hamur işleri gırla gitti..Bi de bu aralar çok sık dışarda yedik, alkol aldım diyete uygunsuz beslendim...Bebişin doğumgününde 71.1i görmüşken bu sabah dün akşam aldığım alkolün de şişliğiyle 73 çıktım utanıyorum! 73 değilim ama 72.5um sanırım, 1-2 gün üst üste 72.5 çıktım..Tam da tatil öncesi kilo aldım ama napiyim yaa konsantrasyonum kayboldu..Gerçi dün kendime çok kızdım gene herkes incecik ben bu haldeyim hala diye...1 aydır sporu boşladım ve sporsuz bu iş olmaazzz bu kadar basit...Bu hafta tekrar başladım ama hataya tatile gidiyoruz, 1 haftada bir değişiklik beklemiyorum. Tatilden dönüşte hızlı bir kilo verme süreci için tekrar diyetisyene gitmeyi düşünüyorum bakalım........

Şunu fark ettim..Ne kadar şık giyinsem, saçıma artık çok sık fön çektirip bakımlı gezsem de, makyajıma ekstra önem versem de şişmen olunca güzel olmuyorum..Kendimi beğenmiyorum resimlerde.....Zayıfken en basit kıyafet bile yakışırken şişman olunca en özenli kıyafet bile olmuyor olamıyor...Bunca zamandır sallana sallana 3-4 kilo verdim ancak...Ben kendimi inceldim sanırken dün gittiğimiz davetten sonra eve gelip çektiğim fotoda acı gerçekle yüzleştim...Bir de şu kol meselasi var..Benim kollarım acayip kalınlaştı ve alt kısmında leblebi gibi topaklar oluştu, o yüzden kollarımı kapatan uzun şeyler giymeye özen gösteriyorum....Bu sabah giycek bişey bulamayıp (e tabi eski kıyafetler gelmiyor, yeni aldıklarım da sınırlı çevire çevire giyiyorum) kısa kollu ama hani şu kol boyu iyice kısa olan kısa kollu bir beyaz t-shirt ve üstüne kolsuz gömlek giyince durumun vehameti iyice ortaya çıktı..Vücudumda en çok kilo alan yer sanırım kollarım ve midem oldu.....O kadar da kol çalışlıyorum herhangi bi toparlanma yok maalesef ve bu sıcakta ben kollarımı kapatmaya çalışıyorum ne acınası bi durum..............

Artık çok sıkıldım...Giyecek 3 tane pantolonum olmasından.... kolsuz giyememkten...kısa kollu giyince kollarımı lömbürlerim görünecek diye vücuduma yapıştırıp gezmekten...kocaman göbeğim bir tarafa kocaman bi midem olmasından...belimin kalınlığından...gömleklerimin düğmelerinin kavuşmamasından...sürekli diyet yapmam lazım idyeti bozdum bugün de spor yapamadım düşüncelerinden çok sıkıldım, tatil için iddialı konuşamıycam ama tatil dönüşü son derece disiplinli bi şekilde spora dönmem lazım....Gün aşırı spor salonuna gidip salona gitmediğim günler bebeişi arabasına atıp yürüyüşe çıkıcam, hem yürümüş hem de bebişe hava aldırmış olurum....

Hala doğum öncesi kola çok uzağım, 67ydim, şu anda en iyi ihtimalle 72yim yani halaaa 5 kg fazlam var..Toplamda 10 kilo vermem lazım kendimi iyi hissetmem için....Aslında 3 ayda bile verilir 10 kilo ama ben bi konsantre olup da yapamadım şu işi...Aklımı başıma getiren çok zayıf bi arkadaşım oldu..Kendisi 50kilo filan...işyerinde bütün gün abır cuvur çikolata yer ama inceciktir..ama her gün evet hergün işyerinin spor salonuna gider yarım saat de olsa spor yapar...Bunun dışında uzakdoğu sporlarından birinin kursuna gidior haftada 3 gün...Her işini kursa göre ayarlar, aman bugün de gitmiyim demz...Hatta geçen hafta iş çıkışı işyerinden kızlara yemeğe gidicektik kız spora gidicem doluyum dedi ve gelmedi, çok şşaşırdım...Napiyim önceliklerini iyi belirlemeli insan, benim önceliğim bu dedi...Hiç alınmadım..Sporu hayatımın önceliği yapmadığım sürece kilolu olucam hayat boyu...Evimde yürüme bandım küreğim dumbell'ım var eeeeeee....eeeesi günün koşturmacalarına kapılıp sporu geri plana atıyorum ben....iş çıkışı çarşıya gittim yoruldum bugün yapmiyim, akşam dışarı çıkıcaz saçıma fön çektiriyim sporu yarın yaparım, haftasonu ev işi çok spora gitmeyim iş yapayım...sonuç: kilo veremezsin...Hayatımı spora göre ayarlamam lazım aslında bunu yapıyordum ama işte hastalıklar bozdu düzenimi....Bi de o kadar aylık salon aidatı da boşa gitti...

Neyse....bundan sonra önceliğim spor..o gün spor yapıcaksam sosyal aktiveteleri reddecicem başka çaresiş yok....Öyle haftalar oluyor ki 3 gün dışarda oluyoruz, bundan sonra eliycem...yaptığımız da ne yani..otur yemek ye muhabbet et, otur-otur-otur...Başları için uygun olabilir ama ben çok yoğun sosyal hayatla sporu zayıflamayı bir arada götüremiyorum o yüzden tatil dönüşü sosyal hayat biraz kısıtlanacak başka çaresi yok....

bu gazla ben bu akşam sporda bi 500 kalori yakarım:)))Şaka yapmıyorum, kardioları birbiri ardına yazmış hocam çok kalori yakayım da kilo vereyim diye hepsini tam yaptığımda 650 kalori yakıyorum! Plan şöyle:
20 dk yürüyüş
20 dk bisiklet
10 dk kol bisikleti
Karın-kol, bacak hareketleri
20 dk eliptik bisiklet

Evet çok yorucu ama kız baktı kilo vermiyorum biraz zorlamak istedi beni heralde...Özellkle eliptik bisiklette resmen yağların eridiğini hissediyorum, 20 dkda 170 kalori yakıyorum...Ayy acayip gaza geldim akşam olsa da spora gitsem:)))