İncelmeye devam!

Salı, Mayıs 15, 2007

Ben geldiiimmmmmmmmm


Merhabaa merhaabaa!!!!!!!
İşte bitti bile 1 haftalık tatil...Eşimin ailesini ziyarete gittik, bol bol aile saadeti yaptık, yedik içtik, gezdik, güldük geldik. Onlar da mutlu oldular biz de...Tatilin en kötü ve beni hayal kırıklığı yaratan yanı havanın kötü olmasıydı. 3 gün gaziantepte kaldık, hava çok sıcaktı nerdeyse dışarı çıkamıycak kadar.... Sabahtan çıkıp öğlen kendimizi eve atıyorduk... Ben dedim kesin denize girerim ohh ne güzel... İskenderunda yazlığa geçtik ve 4 gün 4 gece yağmur yağdı diyebilirim. Yağmur yağmadığı zamanlarda da hava hep kapalıydı.neyse ki hava kapalı olsa da sıcak olduğu zamanlar oldu..ben de bu fırsatları değerlendirip 2 kere denize girdim ama tam deli işiydi, normal insanlar o kadar soğuk suya girmez! Dışarda hava zaten 23-24 derece ancak vardı, su da heralde max. 10 dereceydi ama buraya kadar geldim diyip inat edip girdim......Birinde kayınpeder de özendi girdi...Birinde de eşimi ikna ettim...Gerçi çok hareket edip yüzünce o kadar da üşünmüyor ama basbayağı soğuktu...
Her sabah uyanır uyanmaz bir ümitle güneş çıkmış mı diye pencereye koşuyordum ve inat yapar gibi her gün kapalıydı hava. Sabah sabah küfrederek başlıyordum güne...Neyse ki soğuk değildi, sıcaktı hava yine de....Ama işte ben deniz-güneş hayalleri kurarak gittiğim için bütün Türkiye yanarken bizim hergüne kapalı havayla başlamamız sinirimi bozdu... İlk girişimdee deniz de bulanıktı, diz boyu yerde bile dip görünmüyordu, yani yüzmek de çok zevk vermedi bi de ben dibini görmediğim denizde tedirgin olurum....İkinci girdiğimde deniz berraktı neyse ki, güneş olmamasına rağmen taşlar pırıl pırıl seçiliyordu, çok mutlu oldum...Bi de gözlükle dalınca filan çok güzeldi...Bi de şansıma ben denizdeyken güneş 1-2 defa bulutların arasından çıkıp denizi aydınlatınca harika ışık oyunları oluştu denizin içinde, bu kadarcık deniz bile bana inanılmaz mutluluk verdi, yine de buna da şükür diyorum o yüzden...Deniz bütün elektriğimi aldı...Çıktığımda kendimi inanılmaz hafiflemiş hissettim.....
Onun dışında kayınvaldelerin yazlıklarının olduğu site bir koyda, başka site ya da ev yok....Zaten evlerin arkası da dağ...Yani medeniyetten uzak, sadece deniz sesi ve yaprak hışırtsının olduğu bir yer..Akşamları yürüyüşe çıktık hergün...Tabi ki benim yürüdüğüm kadar hızlı yürümedik sohbet ettiğimiz için ama bayağı uzun yürüdük yine de... En son gün de yemekte çok şişmiştik...Ben yemekten sonra biraz yüriyim dedim, güneş batıyordu....Giydim spor ayakkabılarımı...Hafif de bir esinti....ohhhhhhhh.....bir tarafımda deniz...dalgalar..diğer tarafımda orman....medeniyete ait hiçbir ses yok......kulaklarım ruhum dinlendi...kurbağa sesi, dalga şıpırtısı....yaprak hışırdaması...Kulaklarım özlemiş bu sesleri...O kadar mutlu oldum ki..bazen size de olur mu?mutluluktan koşmak istersiniz hani...öyle oldum....defalarca tur attım sitede....Millet demiştir bu kız ne dönüp duruyor böyle.....gözlerimi kapattım yürürken sesleri içime sindirmek için.......Tatilin en güzel anı buydu sanırm.................Allah bir daha nasip etsin....Kayınvaldemle çok iyi anlaşıyoruz maşallah.Bizi rahat ettirmek iyice dinlenmemizi sağlamk için elinden geleni yaptı sağolsun........
Gelelim itiraflara.....Neler yedim? Bol bol kebaplar, çeşit çeşit salatalar, fıstıklı baklavalar, künefeler, değişik tatlılar...Harika odun ateşinde pişmiş pideler, lavaşlar......Beni yoldan çıkaran o lavaşlarla pideler oldu zaten...Antepte gayet iyi gittim aslında. Kebap-salata-ayranda bi kötülük yok, diyete uygun....Yanında çok az pide yiyordum...Hergün 1 kere bir tatlı da mutlaka yiyorduk ama çok da yürüyorduk..Bi de dengeleme olayını çok iyi beceriyor benim kayınvaldeler, nasıl bu kadar yiyip hala ince kaldıklarını çözdüm sonunda! Eğer öğlen çokyerlerse akşam kesinlikle sofra kurmuyorlar.Acıkırlarsa yoğurt-meyve yiyorlar, süt içiyorlar böylece dengelemiş oluyorlar. Bizim ailedeyse öğlen çok yense de akşama mutlaka sofra kurulur.Battı balık yan gider denir hamurişleri götürülür...Ben de öyleyim......Biraz fazla kaçırsam nasılsa bozdum der akşam da ne bulsa yemeye devam ederim..Oysa onlar öyle yapmıyor.......Ben zaten diyet yaptığımı kilo almak istemediğimi söylemiştim kayınvaldeme...Öğlenleri çok yediysek akşamları zaten kimse yemek yemiyordu, ben de yoğursa salata doğrayıp kuru nane serpip yiyordum, üstüne de ya meyve ya da nescafe..Hiç de acıkmıyordum...
Mesela bir gün öğle yemeği yedik evde. Akşam 5 gibi Mado açılmış Antepe, oraya gittik nasıl şık yapmışlar anlatamam. Menüsü de tam göz döndüren cinsten.Zaten ailecek güzel yerlere gitmeyi güzel şeyler yemeyi severler, eh ben de tabii bu konuda çok iyi anlaşıyoruz!Neyse şımşıkıdık giyindik şık bi yere gittik yememek olmaz, keyif yapmayı da bilceksin..Herkes en kalorilisinden pastaları seçti...Ben de karamelli fıstıklı bişey seçtim mesela, çok ağır bi tatlıydı ama harikaydı..Neyse...Bizde olsa biz akşam sofra kurardık...O ağır tatlıdan sonra akşam kimsenin yemek yemeğe hali yoktu, gene yoğurt-meyveyle geçiştirdik, kendimi çok iyi hissettim böylece...
1 hafta hep böyle oldu.Akşam mesela meşhur bi kebapçıya gideceksek öğlen çok hafif yedik ki akşama yer kalsın..Öğlen çok yediysek akşamı çok hafif geçiştirdik...Yine de hemen hrgün tatlı yedik ama yarım porsiyon yedim mesela...Yine de hergün tatlı yedim, karnım büyüdü, kesin 2 kilo aldım diye düşünüyordum...Ptesi sabahı büyük bi korkuyla tartıya çıktım ve şok oldum...Çünkü kilo filan almamışım!63.1 çıktım...En son postta 62.5muşum ama gitmeden önceki 2 gün yine 62.9-63.0 çıkıyordum, yani aldıysam bile en fazla yarım kilo almışım ki bu çok iyi o kadar yemeye.....Keşke bu dengelem olayını başarabilsek. Nedense biz kilolularda battı balık psikolojisi çok yaygın, ay nasılsa bozdum diyip o gün yemeye devam ediyoruz oysa yoğurt-meyveyle dengelesek her istediğimizi yeriz.......Ben de bunu oturtucam hayatımda artık...Tabi şimdi değil kilo koruma döneminde, bence zayıfların zayıf kalma sırrı bu......
Bu arada Haziran sonunda kalabalık bi arkadaş grubuyla tatile gidicez denize, haftasonu sadece ama olsun..Hedefim doğumgünümde yani Haziran ortasında 60 olmak 3 kilo var ve nerdeyse 5 haftam var.....Yapabilirim sanırm.......LPG ve mezoterapiye de 1 hafta ara verdim ama doktorum bişey olmaz dedi.BUgün gidicem yine.....Bi de perşembe gidicem çünkü haftasonu gidemem kuzenim geliyor..Gerekirse 6 seans ek LPG alırım belki.....Artık tatil de bitti, tatili kazasız çok kilo almadan atlattım çok mutluyum...Şimdi moralim yüksek bi şekilde diyetime asılıp kilocuklarımı vericem..Bi de orda çok meyve yedim ve ne kadar güzel bişey olduğunu bi kez daha anladım, yaz meyvelerini de çok severim, bol bol meyve yiycem artık....Herkesi çoook öpüyoruumm

11 yorum:

jai dedi ki...

Hi there,

Offer: link exchange

- Free word/picture (small picture/pixel) advertising of your blog
- Gain rangking/rating
- Increase traffic to your blog
- Win-win situation

menarique

Link Exchange

Burcu dedi ki...

lightercım tekrar hoşgeldinn..yazdıklarını okuyunca çok ii hissettim kendimi.blogları gezerken eğer okuduğum blogda moral yüksekse mutlu oluyorum deilse resmen negatifi bana geçiyor yaa :/şükür ki sen mutlu mutlu yazmışsın benim de neşem katlandı sayende canım..
ben kilo koruma dönemine girdiğimden beri ki bu nerdeyse 9-10 aydır böyle, bende genelde öğlenleri istediğim herşeyden yiyip akşamları meyve veya yoğurtla geçiştiriyorum ya da kışsa 1 kase çorbayla.böylecede kilo almıyorum.tatlıları hep öğlende yiyorum ya da akşam 5e kadar yemiş oluyorum ki yatana kadar çoktan yanmış olsun.bence sende öğleni ve akşamı 1/2 porsiyona düşürürsen direk kilon düşer.bir de herzaman dediğimiz gibi kafaya takmayınca bu işler daha kolay oluyor..öpüyorum

seli dedi ki...

Lightercım çok sevindim, biliyordum ordan iyi haberlerle döneceğini, artık kafan da rahat çok daha huzurlu bir şekilde devam edebilirsin.

ChoKingCandy dedi ki...

ooo lighter-ncim valla nası canım çekti benim de yaaaw.Ben de denize girmek,sessizliği dinlemek,dalga sesi duymak...istiyom.Ne güzel dinlenmişsin ohhhh. Yediklerin de ne güzel şeylermiş yaaa insanın canı çekiyo ama dengelemişsin,dönüşte 63 olmana çok sevindim.yaza kadar mutlaka verirsin 3 kiloyu merak etme.Haydi devam... muckkkkk

Adsız dedi ki...

öncelikle uzun bi tatilden kilo almadan döndüğün için seni takdir ettim ve de tebrik ederim:))
hadi bakalım asılalım artık sağlıklı beslenmeye de şu mayıs çıkmadan 2 kg verelm:))

SUNSHINE dedi ki...

hosgeldin canimcigim, hem tatilden keyif alip hemde canini istedigini yemis olman cok guzel, bu moralle kalan 3 kilodanda kurtulursun hic merak etme............

Adsız dedi ki...

Ligtercım hoşgeldin ağzımın suları akaraktan okudum yazdıklarını :) Maşallah kilo almamışsın ne güzel bundan sonra kaldığın yerden devam.. Fıstık gibi olucaksın ;) öptüm..

renkler dedi ki...

Hoşgeldin. Gaziantepe gidip de bol yemeden dönülmez herhalde. Babaannem Kahraman Maraşlı olduğu için oraların yemeklerini biliri, Gazianteple yakındır sanırım tatlar...

Adsız dedi ki...

merhaba lighter, yıllar önce ilk kez gaziantep'e bir proje nedeniyle gitmiştim. adetimiz olduğu üzere arkadaşlarla gittiğimiz yerin yöresel yemeklerini yiyebileceğimiz bir yer ararken bir antepliden yardım istemiştik. adamcağız bizi gayet salaş, kötü yollardan geçirerek bir kaç basamak inerek ancak girilebilen bir lokantaya götürdü. bir tür esnaf lokantası gibiydi gittiğimiz yer. bütün ekip birbirimize bakıp hoşnutsuz bir şekilde söylendik. adama teşekkür edip yolladık. ama o lokanta bu güne kadar yediğim en iyi lahmacunların, kebapların olduğu, inanılmaz bir hizmet ve ikram servisinin olduğu şahane bir yer çıktı. arkadaşlarla bayıldık oraya ve çalışanlarına. ve hep beraber bizi oraya götüren antepli arkadaşa sadece kuru bir teşekkür edip yolladığımıza, birlikte yemeğe davet etmediğimize o kadar pişman olduk ki anlatamam. bir de antep de iranlı kürt yönetmen ghobadinin "sarhoş atlar zamanı" adlı olağanüstü etkileyici filmini izlemiştik. zeugmaya gittik. hala ordan topladığım taşlar ve kuru çiçekler evimde anadolunun hemen her ilinden aldığım taşlar ve kuru çiçeklerin yanında duruyor. bizim ailenin ortodoks kanadının bir bölümünün kökü antakyaya dayanıyormuş. yani o taraflara aşina bir soyum var. her ne kadar bütün kalbimle tevfik fikretin "toprak vatanım, nev-i beşer milletim" sözlerine katılan bir enternasyonalist olsam da anadolulu olmak bambaşka bir mutluluk sanırım. o sıcak yaz mesviminde gezdiğim antebi hatırlattığın için sağol. sevgiler. alice finch.

Adsız dedi ki...

merhaba lighter, yıllar önce ilk kez gaziantep'e bir proje nedeniyle gitmiştim. adetimiz olduğu üzere arkadaşlarla gittiğimiz yerin yöresel yemeklerini yiyebileceğimiz bir yer ararken bir antepliden yardım istemiştik. adamcağız bizi gayet salaş, kötü yollardan geçirerek bir kaç basamak inerek ancak girilebilen bir lokantaya götürdü. bir tür esnaf lokantası gibiydi gittiğimiz yer. bütün ekip birbirimize bakıp hoşnutsuz bir şekilde söylendik. adama teşekkür edip yolladık. ama o lokanta bu güne kadar yediğim en iyi lahmacunların, kebapların olduğu, inanılmaz bir hizmet ve ikram servisinin olduğu şahane bir yer çıktı. arkadaşlarla bayıldık oraya ve çalışanlarına. ve hep beraber bizi oraya götüren antepli arkadaşa sadece kuru bir teşekkür edip yolladığımıza, birlikte yemeğe davet etmediğimize o kadar pişman olduk ki anlatamam. bir de antep de iranlı kürt yönetmen ghobadinin "sarhoş atlar zamanı" adlı olağanüstü etkileyici filmini izlemiştik. zeugmaya gittik. hala ordan topladığım taşlar ve kuru çiçekler evimde anadolunun hemen her ilinden aldığım taşlar ve kuru çiçeklerin yanında duruyor. bizim ailenin ortodoks kanadının bir bölümünün kökü antakyaya dayanıyormuş. yani o taraflara aşina bir soyum var. her ne kadar bütün kalbimle tevfik fikretin "toprak vatanım, nev-i beşer milletim" sözlerine katılan bir enternasyonalist olsam da anadolulu olmak bambaşka bir mutluluk sanırım. o sıcak yaz mesviminde gezdiğim antebi hatırlattığın için sağol. sevgiler. alice finch.

ttt dedi ki...

liGHTERCIM HOŞGELDİNNN:))))
KENDİMİ ORADAN , DENİZİN KENARINDA GİBİ HİSSETTM, NE GÜZEL ANLATMIŞSIN.
ZATEN BÜTÜN OLAY DENGELEMEDE, HAYATI ZEHİR ETMEDEN YEMEK YİYEBİLMEDE , DİYET YAPABİLMEDE. ÇOK SEVİNDİM KİLO ALMADIĞINA, ÖPÜYORUM CANIM