İncelmeye devam!

Cuma, Nisan 30, 2010

Cuma Bildirisi-72.7




Merhaba! Söz verdiğim gibi dün tartılmadım...BU sabah tartıldım ve cuma bildirisi:

72.7...

5 günde 74.1den 72.7ye fena diyil...ama bu gidenin son 1 haftalık sapıtma ve şişlik olduğunu bir kez daha belirteyim, yağ olmadığının farkındayım..gen de az ve düzgün beslenmekten dolayı incelmiş hissediyorum kendimi...BU sabah işyerinde oda arkadaşım da sen küçüldün yaw dedi! Tabi bu giydiklerimle de ilgili olabilir....

Aynen devam........

Küçük hedefler koy....
Ana odaklan...
Hedefleri gerçekleştir...
Dünki hedeflerden gerçekleşenler:

Bol su-Tamam

Öğleden sonra kahvesinde 2 madlende dur deme-Tamam

Akşam kızımı parka götürme ve onunla oynama-Tamam

Bugünki hedefler:

Sabah Evde süt ısıtıp mataraya koyma ve işyerinde Kellggs K-flakes yeme-Tamam

Öğleden sonra madlen yerine 2 hurma yeme

Akşam gidilecek kokteylde açık büfede sağlıklı şeyler seçme ve tatlı yememe

Perşembe, Nisan 29, 2010



Geldik perşembeye...Şu ana kadar gayet iyi gidiyor...Aralarda ufak kaçamaklar oluyor ama o kadar olur...Dün dediğim gibi bugün tartı yok...dün spordan kaslarım şişmiştir ve hergün tartılma alışkanlığımı bırakmak istiyorum...


Dün 2 haftadır ilk kez spora gittim...20 dk yürüyüş, 20 dk airwalker -böööle hem elleri hem kolları çalıştıran bi alet- yaptım...ardındanbacak-kol-karın çalıştım...Kollarıma sinir oluyorum...o kadar spora lömbür lömbür hala...

Bu arada spor salonunda birlikte bazı derslere girdiğimiz bi kızı gördüm, acayip kilo vermiş...üst taraf 38 beden olmuş ama belden sonra kalça hoop diye top gibi genişliyo ve kolları onun da kalın hala...İnsanın vücut yapısı çok önemli...o kızcaazın belli ki ne kadar zayıflasa da kalçası vücuduna göre geniş olucak... bi de insan zayıflayınca vücut tipinin değişiceğini daracık kalçalara bacaklara kollara sahip olacağını hayal ediyo ama bu gerçekçi değil...aynı vücut tipinin 2-3 bedeni küçüğü oluyo insan...ama bunları üzülelim diye yazmıyorum, bunu kabul edip kendi tipimiz içinde vücudumuzu en güzel hale getirmek olmalı amaç...

Şişman olup da zayıflayan insanlarda nedense kollar şişman kalıyor...tabi bi de kolları-bacakları zayıf orta bedeni şişmanlayan elma tipleri var onu kast etmiyorum...benim dediğim tip tam Sibel Can tipi, ne kadar zayıflasa da kolları kalın kalıyor bu vücut tipinin, sanırım ben de öyleyim...ama hele bi 40 bedene düşeyim şu kiloları veriyim de bakıcam bakalım kollar incelmiş mi...eski gömleklerimin kollarına giremiyorum çok komik!!!!!!!

Geçen hafta İzmirde kuzenlerle teyzelerleydik...fotoğraf çektirdik bol bol..Şimdi o fotolara bakıyorum da genetik çok güçlü bi faktör yaa..Hepimizin vücut tipi aynı...kısa boy(1.61 boyla ailenin en uzunuyum diyebilirim!), bacaklarda dizden aşağısı kısa, herkeste göbek-kalça ve ortak sorun: kilo!!!!!!!!!!!!!!!!!Herkes kilo vermeye çalışıyor verenler geri alıyor, genetik faktör maalesef:((

Yine de dediğim gibi kendi vücut tipimizi en iyi duruma getirmek olmalı amacımız...Ve bu da bir günde olmıycak....atıyorum 2 senedir, 5 senedir, 10 senedir bu kilodaysak o kilodan aşağı inmek 3 ayda olamaz...bıkmamak hedeften kopmamak için de küçük adımlar atmak lazım........

Ben dünki küçük hedeflerimi gerçekleştirdim mesela...spor yapmak ve akşam yemeğinde ton balıklı salata yapıp yemek...Salata yapmaya çok üşenirim ama yapınca da bayıla bayıla yerim doyamam...Dün spordu, duştu, saç kurutmaydı derken saat 9 oldu...salatayı yapıp yemem 10u buldu, çok geç bi saat yemek yemek için biliyorum ama aç yatmak istemedim....bugünki hedefler: bol su+ öğleden sonra kahvesinde 2 madlende dur deme, akşam kızımı parka götürme...Bu hedeflerimi hergün ajandama da yazıyorum ve yaptıkça tik atıyorum..o tik atma hareketi bile insanda kendine güven doğuruyormuş biliyor musunuz?

Sizin bugünkü hedefleriniz neler?

Çarşamba, Nisan 28, 2010

72.8

Günaydın! Sözümü tutuyor ve hergün yazıyorum....

3 günde bir tartılıcam demiştim, ilk bikaç gün disipline olmak açısından hergün tartıldım, bundan sonra ilk cuma tartılıcam...Yarın tartı yok...

Neyse ki 72.8e inmişim...tabi ki 2 günde 1.3 kg verdiğim filan yok...Bu gidenler regl şişliği+ yol şişliği+ 4 gün deli gibi yeme sonucu vücutta birikip atılmayan fazla yemekler...Yağ filan yaktığım yok yani...Sanırım 72.5a kadar bu fazladan şişlikler gider ancak...Ancak daha önce de dediğim gibi kalan yağlar muhtemeln benim...yani tatile giderken 71.5tum ve 1 kg almışımdır diye tahmin ediyorum..ve bu 1 kgyu da yağdan aldığımı biliyorum..Bir de geçen haftalarda spora gidemedim çünkü bileğimi sakatladım ve doktor 3 hafta spor yok dedi...Ve fakat 3 hafta dayanamıycam bileğim iyileşti bugün spora gidiyorum....

Vücut ne kadar nankör...2 haftadır spora gidemedim ve kollarım lömbürdemeye başladı hemen...Bu 2 hafta bileğimi çok zorlamadan spor yapıcam spinninge ara vermem lazım biraz...Haftasonu yüzerim sanırım..BUgün biraz yürüyüşün ardından bel-göbek ve kol çalışıcam bol bol.....

dün neler yedim?
Sabah kahvesi yanında 2 madlen ve akşam yemeğinden sorna çayın yanında 3 finger bisküvi yaptığım yaramazlıklardı...aslında bana göre yaramazlık değil çünkü hergün bu tip abartmadan minik kaçamaklarla sevdiğim şeyleri hala yiyebilirim hissiyle zayıflamayı daha doğru buluyorum...günde 2 madlen kadar çikolata hem nefsimi köreltiyor, hem sevdiğim şeylerden kopmak zorunda değilim istersem yiyebilirim hissimi güçlendiriyor hem de günün minik keyif anları oluyor benim için......

Tabi bisküvileri sadece 1.5 tane kıymalı kabak dolması ve 2 kaşık yoğurdun üstüne yedim, ful doyarak kalkılmış bi akşam yemeğinin üstine değil!Bunu da belirteyim:)))

Salı, Nisan 27, 2010

Hergün yazalım tık tık

Hergün yazmaya çalışıcam artık....Öncelikle kendim için..plana sadık kalabiliyor muyum takip etmek ve paylaşmak için...

Öncelikle sabah tartısı:73.4...Yani şişlikler biraz olsun inmiş....72ye bir an önce inmem lazım....4 günde nasıl 2 kilo alabilir bi insan? Gerci bu kadar kalori bombardımanı yaparsan alınır tabi....kruasanın üstüne nutella sürerken iyidi di mi?Allah cezamı vermesin e mi?:))Orda bi dondurma şurda bi kahve beriki yerde bira-patates... 4 gün İzmire gittim, harikaydı herşey...peki denizin tadı patates yemeden çıkmaz mı kardeşim? Ya da sokakta güneş iliklerimi ısıtırken dondurma yemezsem olmaz mı? Neden hep mutlu anları yemekle özdeşleştiriyorum(z)ki?pefff saçma!

Dün gayet iyi geçti diyebilirim...akşam mutfağı toplarken 4 tane damla çikolatalı hanımeller boğazımdan aşağı nasıl kaçtı anlamadım ama olsun....onca manyakça yemeden sonra vücudun eski dengesini bulması zaman alıyor....ne ilginç yaaaaaaaa aylarca uğraş didin kendini disipline et sonra git açık büfe kahvaltıda 5000 kaloriyi bi seferde ye kalk...sonra vücudun 4 günde alışsın o 5000 kaloriye, otur nefsinle mücadele et...gerzekçe bişey........

çok azimliyim....şurayı okudunuz mu? Hemen gidin okuyun biz burda 5 kiloyu veremezken millet nasıl 55 kilolar veriyo....hangi diyet diye sormayın.... zayıflamanın sırrı diyet değil..nefsini terbiye...bunu hala anlamayanlar varsa biraz okusunlar bu konuda.... Demet'in dediği gibi dertlerimizi ekmek aralarına koyup yiyoruz aslında... Ben bunun gayet bilincindeydim, bilincindeyim ama nefsim yeniyor beni zaman zaman...

Artık şu zayıflama işini ciddi olarak bi disiplin meselesi olarak görüyorum, zayıflayamamaktan daha çok başarısız olmaktan bıktım ben...Kendime verdiğim sözü tutamamak, kendimi hayal kırıklığına uğratmak beni asıl üzen...kendime kendimi ispatlamak istiyorum...başarabildiğimi görmek istiyorum... sadece zayıflamak değil, sabahları işe geç kalmamak, paramı kullanmayı artık! öğrenmek, her ayın 10unda parasız kalmamak istiyorum..bunların hepsini aynı disiplinin aynı motivasyonun parçaları olarak görüyorum..Mesele sadece o çikolatayı yememek değil, beynine o çikolatayı istememeyi öğretmek...ya da o mavi ayakkabıyı çok beğendin diye hemen almamak...sabahları erken kalkabilmek....gününü- işlerini planlayabilmek...para biriktirebilmek ve o parayı hak eden düzgün şeylere harcamak...bunların hepsini yapabilmek istiyorum!ŞİMDİ!

Gerçekten istersem yaparım..... Şu ana odaklanıyorum ve istiyorum, şu anda!Şimdi!

Pazartesi, Nisan 26, 2010

Yetti gaari!

74.1!
Evet bu sabah tartıda gördüğüm rakam bu...İnanılmaz ama gerçek.....İzmire gitmeden önceki sabah 71.5tum ve bu sabah 74!Yani 4 günde tam 2.5 kilo almışım...Hadi reglydi hava değişimiydi şişliğiydi 1 kgsu olsun ama geri kalan yağlar benimdir, en az 1.5 kg almışım!

6 aydır aynı kilodayım....En düşük gördüğüm rakam 70.5 oldu, en yüksek 73tü bu sabaha kadar.....Artık yeter...bu halde tatile gidemem, caanım yazlık elbiselerime giremem ve bu şekilde daha fazla dolanamam ortalıkta....Sadece estetik olarak çirkinlik değil bu...Dışarıya çocuk 2 yaşına girdi bu hala veremedi kiloları dedirtmek istemiyorum....Kilo vermek ve zayıf kalmak disiplin işi, ben artık kendimi disiplinsiz hissediyorum....Yaptığım planlara uyamıyorum, hedefleri tutturamıyorum, bu feci bişey çünkü tüm hayatıma yansıyor, işime de özel hayatıma da....Artık kilo problemini (en azından kendiminkini) bir disiplin sorunu olarak algılamaya başladım... PLan yapma, planlara sadık kalma, hedefleirni tutturma ve başarma hissimi geri istiyorum!

No pain no gain! Hayatta hiçbişey kolay olmuyor...Herşeyi başarıyorum bu neden olmasın? Disiplin ve plan....hergün bi 15 dakkamı ayırıp ertesi gün için plan yapıcam neler yiycem, spor gidecek miyim, gideceksem ne sporu yapıcam kaç saat....

Hedefim kızımın doğum günü olan 26 Hazirana kadar tam 2 ayda tam 5 kg vermek! Diyceksiniz ki 74ten 67ye 7 kilo var! Doğru ama ben 74ü geçicidir diye düşünüp 72den başlatıyorum çabamı...çüşüyorum ve diyete başlıyorum.......başladım!

İşte ilk adımlar ve prensipler:

1. Elde malzeme olmayınca diyet olmaz...Bu akşam markete gidiyorum ve buzdolabımı meyve-sebze-salatayla dolduruyorum!

2. Yarın sabah tartılıcam ve kilomu kaydedicem ondan sonra da en sık 3 günde bir tartılıcam yok öyle her sabah tartının üstünde uyanmak!

3. Kahveyle çikolata yeme alışkanlığı gelşştirdim son 3 aydır, hem de hergün! Ya kahvenin yanında hurma*kayısı yiycem ya da kahve de içmiycem arkadaşım, başka çaresi yok, çikolatayı bırakıyorum!

4. Ara öğünlerde canım bişey istedikçe erik-çilek ve bilimum meyvelerden yiycem...

5. Sabahları arada müsli yemeye geri dönücem...

6. Haftada 3 gün spora gidicek şekilde paylaştık günleri eşimle...spora gitmediğim günler kızımı parka götürücem hem çocukceğiz oyun oynar hem de bana hareket olur....

7. Haftada 2-3 kere bir öğün yerine içine azıcık yoğurt katılmış meyve püresi yapıcam ailecek içelim...yoğurdu da hem biraz katılaştırması için hem de protein olup ani şeker yükselmesini önlemesi için koyucam....Taptaze meyve...cildimiz güzelleşir, toksin atarız, bağırsaklarımız, karaciğerimiz temizlenir.....ohhh ne güzeel!

Çarşamba, Nisan 14, 2010

Heyyy burdayım!

Merhaba!
Çoook uzun bi ara oldu, kusura bakmayın...Aslında arada bi sürü proje yaptım ama yayınlamaya hiç fırsat olmadı.....

Birazdan çıkmam gerek, o yüzden size son cicilerimi gösterip kaçayım, pasaja da koyacağım birazdan ordan da bakabilirsiniz...

Bu kolyemin adını kalp kafesi koydum...Beyaz kuş kafesi 4 cm boyunda minyatür bir kafes, gördüğüm an bayıldım ve taaaaaaaaa Çin'den getirttim, bu kadar takıntılıyım:))) Kafesin içinde minik kırmızı cam kalp boncuklar var...Zinciri siyah top zincir ve yine kalp boncuklar var zincirinde...Ben bayıldım! Umarım sizler de beğenirsiniz, elimde 2 tane var...Aslında 3, ama biri benim:)))






Bu da yine malzemesine hayran olarak aldığım bi kolye.... Bu çiçekleri çoook aramıştım, hatırlarsanız kendime de yüzük ve küpe takım yapmıştım, bu da sonuncu çiçek elimdeki....Zincir yerine esnek fitil şeklinde dikilmiş kadife kumaş kullandım, beğendiniz mi?



Çarşamba, Mart 24, 2010

Yılanderisi Ajanda Kaplama Projesi

Merhaba!
Her sene oldugu gibi işyerinde hepimize ajanda dağıttılar... Ancak üstü dümdüz bordo...Eee süs-püs-DIY düşkünü kızlar olarak bunları nasıl değiştirsek diye düşünüyorduk ne zamandır... Önce kumaş aldık ama baktık kumaş çok dayanıklı olmıycak vazgeçtik..Sonra ben mutat öğle tatili Ulus turlarımdan birinde bu DC-fix arkası yapışkanlı yılanderisi desenli kağıdı buldum...Pembe-kahve/yeşil ve beji vardı...Bununla ne yaparım ki diye düşünüyordum ne zamandır...Sonunda ajandamı yılanderisi baskılı kağıtla kaplamaya karar verdim.... Yalnız kağıt gibi değil, vinil duvar kağıtları gibi bi malzeme ve üstü yılanderisi gibi pütürlü, çok kaliteli bir malzeme...

Kaç gündür alsam mı...nasıl olur...yapsam mı....çok mu pahalı diye gittim geldim.... Bu arada metresi 9 lira! ve eğer güzel olmazsa boşa para vermiş olmak istemedim... Neyse bugün sonunda karar verip dükkana gittim...40 cm istedim...zaten rulonun sonu kalmış...adam da baktı ki zaten 60 cm bişey var "Ben size bunu 40 cme sayayım 3.5 verseniz yeter" demez mi? Nasıl sevindim anlatamam!

Önce büyük ajandamı kapladım, sonra Arap yağı bol misali artanıyla da çantamda taşıdığım minik ajandamı kapladım...Minik ajandamın eski hali de güzeldi aslında, bir dergiden çıkmıştı, ama böyle daha havalı oldu sanki...

Yapım aşamalarını tek tek vermiyorum, çok kolay çünkü...
Önce malzemeler:
İstediğiniz desende bir dc-fix (yapışkanlı kağıt), makas, maket bıçağı



Kağıdı içeri kıvırmadan önce defterin orta kısmından defterin kalınlığı kadar birer kulak kesiyorsunuz, bunları sonra kağıttan ayırıyorsunuz:




İşte bunlar da son halleri:




Çok kokoş ve vamp di mi?:)))))))))))

Artan DC-fix parçalarını bi ts-hirt süslemesinde kullanmayı düşünüyorum...Yakında:))

Defterlerin yanındaki ne derseniz...o bir adet doktorların boğaza bakmak için kullandıdığı çubuk....ben bunlardan kitap ayracı yapıyorum:) Elimde kalan minik parçaları üstüne yapıştırıp kitap ayracı yapmaya çalıştım...Tamam biliyorum abarttım...denedim sadece:)

Salı, Mart 16, 2010

Eyüp Sabri Tuncer alışverişim ve yorumları




Merhaba!
Cuma günü verdiğim EST siparişlerim bugün öğlen elime ulaştı, oldukça hızlı diyebilirim...

Kampanyada sadece 5 TLlik alışveriş yapmak yeterli ancak ben vücut losyonuna ihtiyacım olduğu için Spring Shower adlı vücut losyonunu ve Apple Lotion adlı sabunu sipariş verdim, kargoyla birlikte 19 tuttu...Kargo hariç 15 TL civarında... Yanında hediye olarak 1 body splash (hafif parfüm), 1 body lotion ve 1 tane de el ve vücut kreminden oluşan set seçme hakkım vardı, ben de daha önce yazdığım gibi Black Mulberry seçtim, yani karadut...

Gelelim yorumlarıma:
Black Mulberry seti gerçekten çok güzel, kokusu karaduttan çok tarçınlı bir koku gibi ama yine de kalıcı ve güzel...Ambalajlarını çok beğendim, rahatlıkla hediye verilebilir...

Spring shower vücut losyonu çok güzel nemlendiriyor ve hemen emiliyor ancak kokusu eski tip krem kokusu gib geldi bana, biraz ağır ve ben beğenmedim, kullanabileceğimi sanmam, o yüzden hediye vericem...

Elma kokulu sabunsa çok güzel kokuyor....Tavsiye ederim, henüz kullanmadım ama ambalajdan bile duyuluyor kokusu ve fiyatı çok uygun 3 küsur liraydı...

Hediye vermek için birebir diye düşünüyorum bu setler, o yüzden yarın ilk iş siteye girip tekrar sipariş vereceğim....Bu sefer hediye seti çilekli seçmeyi düşünüyorum...Yakında arkadaşlarımın doğumgünleri var, güzelce süsleyip onlara hediye edicem sanırım:)

Cuma, Mart 12, 2010

Kampanyaya koşun!



Eyüp Sabri Tuncer'in ürün yelpazesine çok güzel body splashler, el ve vücut losyonları ve kremler eklediğini yazmıştım hatırlarsanız....

İşte şimdi Eyüp Sabri Tuncer'in websitesinde Kadınlar Günü vesilesiyle bu ayın 25ine dek sürecek bir kampanya var!

25 Mart’a kadar www.eyupsabrituncer.com adresinden 5 TL ve üzeri ürün satın aldığınızda, el ve vücut kremi, vücut losyonu ve vücut parfümünden oluşan, 40 TL değerinde dünya markası Perfume Jewels kozmetik ürün seti hediyeymiş!

Ben zaten body splash denemek istiyordum, henüz karar veremedim ama sanırım mulberry alıcam...

Hadi hemen siz de tık tık:

Salı, Mart 09, 2010

Hanimiş Oscar?Burdaymışşşşşşş!!!



Efenim yılın önemli gecelerinden birini daha idrak ettik pazar gecesi biliyorsunuz, Oscarlar sahiplerini buldu! Ben büyük bi hevesle kırmızı halı görüntülerini bekliyordum...Nisan sonu arkadaşımın düğünü var, kırmızı halıdan bi elbise modeli gözüme kestirecek ve diktirecektim...ve fakat sukut-u hayale uğradım, bu seneki kıyafetler pek bi sönük geldi bana....Daha doğrusu ya çooook cafcaflı ve normalde sadece defilede giyilebilitesi olan şeylerdi ya da pudra pembesi, uçuk krem (o kadar uçuk yani!), bej, gri gibi benim çok kişiliksiz ve silik bulduğum tonlarda ve modellerdeydi elbiseler...Artık şu nude modası nereye gidicekse geçip gidebilir mi plizzzzzzzzzzzzz...Bıktım yahu! Nude bi renk diildir bence...Adı üstünde işte nude...hele açık tenliler giymiyo mu kıl oluyorum biraz renk alalım lütfen!

İşte açık renkleri tercih eden ünlülerden bazıları:

Miley ve annesi....Miley durmayı bilmiyor, annesi daha güzel poz vermiş biiirr...Bu nedenle hafif rol çalmış gibi durmuş ikiiii....Miley'nin elbisesinin üst kısmı 18. yüzyılda rahatlıkla korse niyetine kullanılabilirmiş üüçççç.Tamam iç çamaşırlarını dışımıza giycez annadık da bu kadar sıkmasa da olur....




Demi Moore o kadar estetiğe rağmen yine de yorgun ve olgun! görünüyor, sanırım uykusuzdu o gece...Elbisesinin üst kısmında bandaj alt kısmında fırfır var, ben modeli kumaş seçimini beğendim ama renk biraz daha canlı olabilirmiş..Yine de sanırım favorilerimden biri bu elbise....



Bak Saracım, biraz kilo al yüzüne et gelsin, yakın çekimlerde yüzün feci kırışık çıkmış haberin ola..Bi deri bi kemiksin ama artık bir dirhem etin ayıpları örtmeye başladığı yaşa geldin, biraz kilo al annem....Ayrıca bu elbise ne böyle? Boyundan geçip koltuk altında elbiseyle birleşen kumaş detayını hiç beğenmedim, sanki o kumaş boğazını sıkıyor gibi duruyor...Elbisenin rengi-işlemeleri hiçbişeyini beğenmedim...50 tane pırlantalı bilezik takmışsın ama ı-ıh!


Elbise modelinden en ümitli olduğum sendin Kamuran...Tamam işlemler güzel, kumaşı bozmamak için model sade tutulmuş o da ok, ama ı-ıh o renk ne? Adı var mı bu rengin? Kirli krem mi desem solmuş sarı mı desem..Teninle aynı renk, zaten solgunsun iyice görünmez olmuşsun...



Peki renkli giyinenler çok mu matah?Yoooo... bakınız Mariah carey....Her yerini açma...Kapat şu göğüslerini biraz...Gözümüze sokma şunları her fırsatta ve de kilo ver! Bu ne hal? İnsan şişmanlayınca azcık kapatayım defoları der bu açıldıkça açılıyo...

<

Gelelim biraz parlak olsa da favori renklerimden birine:


Elbise Marchesa, zaten sanırım bu sene Marchesa açık ara önde, herkes Marchesa giymiş...Elbisenin modeli biraz podyumluk ama özellikle bel ve kalça kısmının duruşuna bayıldım....Renk çok yakışmış ve çok dikkat çekici....

Bu da beğendiğim diğer bir renk ancak dikiş felaket! Dizden eklenen o kumaş parçasını son dakkada çaycı dikti heralde...Çok fena görünüyor bari bi verev falan dikseydiniz...Yine de elbisenin rengiyle mücevherlerin uyumu süper!



Bu arada ne çok hamile vardı dikkat ettiniz mi? Hepsi de göbeklerini gere gere şımşıkıdak gelmişti, afferin dedim....

Eveeet Oscarla ilgili yorum yapmadım da demem artık.......:)

Perşembe, Mart 04, 2010

Yeni cicilerim

Haftasonları en azından bir gün bebişi uyutma işini eşime verip cicilerimle uğraşmaya çalışıyorum...Herkes yatıyor, ev sessizleşiyor...Usulca mutfağa gidiyorum..Işıkları açmadan sadece davlumbazın ışığında kahvemi yapıyorum, yanında atıştıracak 1-2 minik bişey alıp boncuklarımın başına geçiyorum....Günün en sevdiğim saati..hatta haftanın...eskiden de severdim geceleri kendimle kalmayı..şimdi ise o saatler daha değerli oldu...Çünkü şimdi hem çok daha nadir olabiliyor bu anlar hem de ben genelde bebişle birlikte uyuyakalıyorum:))

Annem mercan rengi şık şifon bi bluz dikmişti bana (tabi ki pojesi benden dikmesi anneden!) ona uygun güllü küpe ve yüzük yapıcam diye tutturmuştum...İşte gül figürüne takıp Ankara'nın altını üstüne getirip zor bulduğum güllerim ööölece boynu bükük duruyordu ne zamandır....Nihayet bitirdim... Kendim için bir çift küpe ve yüzük yaptım, nasıl olmuş?



Fazladan aldığım bir mercan gülü de dantel ekleyerek güzel bir yüzük haline getirdim, Pasaja koydum, resmi aşağıda:



Bir de bundan haftalar önce bir boncukçuda el yapımı seramik boncuklar görüp aşık olmuştum! Evet ben nesnelere de aşık olurum! Dakikalarca elimde evirip çeirip okşamıştım resmen boncukları ve bir sürüüüüü aldım tabi ki.....Onlardan da kolyeler yapıyorum ama boncuklar o kadar güzel ki fazla metal ara malzeme vs kullanıp boğmadan asıl dikkati boncuğa çekecek sade tasarımlar yapıyorum...Onlardan biri de şu:



Bunu da pasaja koydum, bakmak isterseniz buyrun PASAJIMA...

Neden kaçtın be Koç'um?*

Ne zamandır bakmamıştım, bugün aklıma geldi de şöyle bi bakıyim yeni neler var diye Coach'un sitesine girdim ve resmen şu aşağıdaki yavrulara bayıldım:







Coach İstanbul'da iki mağaza açmıştı, İstinyepark ve Bağdat Caddesi'nde...Ben İstinyeparktakini görmüştüm...Ancak geçen gidişimde Coach burda değil miydi yahu diye aramızda konuşurken bir bey Türkiye pazarından çıktıklarını söyledi...Çok şaşırdım açıkçası...Modellerinin beğenilmediğini sanmıyorum ama satışlardan memnun kalınmadığı için kapatılmış..

Benim aklıma iki neden geliyor -tabi bu dediğim İstinyepark için geçerli- Coach mağazası İstinyeparkta Armani, Gucci, Louis Vuitton, Burberry gibi high-brandlarin olduğu alanda yer alıyordu...Oraya bakmaya gelen insan arada 200-300 dolar varken madem para vericem bari daha iyisi olsun diyerek Louis Vuittonun daha alınabilir fiyatlı modellerini ya da Guccinin ulaşılabilir küçük bir modelini tercih etmiş olabilir.... Ya da belki diğer high-brand markalara göre daha ucuz olsa da gene de üst gelir düzeyine hitap eden markanın modelleri bu kesime göre fazla genç işi kaçmış olabilir....Bilemiyorum benim aklıma bunlar geliyor neden olarak....


Tabi bi de şu var: belki diğer markalardan alışveriş ederken ya da alışverişten hemen sonra o markaların torbalarıyla paparazzilere yakalanan (!) birileri Coach torbasıyla görülmek istememiş olabilir:)))))))))))))

Ama kendi adıma acele etmişler çıkmakla diyorum...Özellikle websitelerinde gördüğüm yeni modeller bence Türkiyede gayet alıcı bulabilecek modeller...Üstelik çoğu model deri, ve fiyatlar 400 doların altında...Yani genç kesime göre de marka takmak isteyen için diğerlerinden daha ulaşılabilir....

O yüzden de niye çabuk kaçtın be Coach'um diyorum!
Diğer güzellikler için tık tık da tık tık....

Pazartesi, Şubat 15, 2010

Bissürü cici kazanmak ister misiniz?

Hande süper bi hediye seti hazırlamış, hemen siz de katılın derim:

http://byheh.blogspot.com/2010/02/bu-hediyeler-sizin-olsun-ister-misiniz.html

Cuma, Şubat 12, 2010

MAŞUK SULTAN:)))

Merhabaaa!
Mor bluzlar giyildi mi Eyüp Sabriler denendi mi bakim?:)))

Bu hafta çok yoğun geçti...İçimde inanılmaz şekilde hobilerime dalmak ve yeni ciciler yapma isteği vardı ama akşamları halim kalmadı hep uyuyakaldım...Ama dün geceeeeeee saat 4e kadar oturup ciciler yaptım....Bakıcımız gelemiyor 1 haftadır sağlık sebebiyle, o yuzden bebiş için öğleden sonra izin aldım, şimdi çıkmam lazım ama cicilerimi göstermeden gitmek istemedim....

Öncelikle yılan hikayesine dönen bi türlü bitiremediğim, yapıp bozduğum Sultan Kolyem, ben çok beğendim, umarım siz de beğenirsiniz...Pasaja da koydum şurda....


İkinci cicim de yine kaftanlı bi tablo ama sevgililer gününün anlam ve ehemmiyetine uygun birkaç değişiklik yaptım üzerinde..ve huzurlarınızda Maşuk Sultan!Aşağıda yakın plan çekimi var, tam görüntü için tık tık da tık tık...



Şimdi hemen kaçmam lazım, ptesi görüşürüüzzzz! Bu arada Aylin ve Nagiş bana mail atın kızlar, kargo bilgilerinizi verin size minik cicilerinizi göndericem:)))))nlight.blogger@gmail.com....öptümmm

Cuma, Şubat 05, 2010

Haberiniz var mı?





Deterjan?
OMO

Gazete?
Hürriyet

Kolonya?
Eyüp Sabri Tuncer!




Türkiye'nin en bilinen köklü markalarından biri olan ve kolonya denildiğinde akla ilk gelen Eyüp Sabri Tuncer çok güzel yeni ürünler çıkartmış! Bodyslashler (Güzel kokulu ancak çok da kalıcı olmayan kolonyamsı spreyler), bunlarla uyumlu vücut losyonları, el ve vücut kremleri! 20den fazla çeşidi var... Fiyatları da uygun...Body splashler 14.75 TL, body lotion'lar 12.98 ve el ve vücut kremleri de 12.98....Gramajlarına göre fiyatlarını oldukça uygun buldum ben...

Henüz gidip kokularına bakma şansım olmadı ancak en çok nar çikolata ve mulberrylisini merak ediyorum...




Ben Amerika dışında satılmayan Bath&Body Works'un body Splashlerine bayılırım...Hem çok ucuz (indirimde 5 dolar civarında), hem güzel kokar hem de çok ferahlatıcıdır... Uyumlu kremleriyle birlikte kullanmak çok güzel olur... Neden şu markayı getirmezler ki Türkiyeye derken Karum'da bir Drugstore'da (u Amerikadan ithal ilaç-parfüm-kozmetik-vitamin satan yerler) bu normalde 5 dolara alabileceğiniz Body Splashlerin 40-45 civarı bir fiyata satıldığını görmüştüm! Bunun üzerine Amerikaya giden kimi bulursam ısmarlayıp stoklamıştım, hala da evde nerdeyse hiç kullanılmamış 3-4 şişe body splashim var....

Eyüp Sabri Tuncerin de ürün yelpazesine bu tür yenilikçi ürünler katmasına çok sevindim...Nereden bulurum derseniz: Bir arkadaşım bu ürünleri Ankara-Ulustaki Eyüp Sabri Tuncer dükkanında görmüş... İstanbul'da ya da diğer şehirlerde de mağzaları var mı bilmiyorum ama kolonya satan yerlere sorun derim... Koklamadan şansımı denerim getirtirim derseniz internetten satış yapıyorlar şurda....

Pazartesi, Şubat 01, 2010

Mor bluz...hemen şimdi!






İşyerinde bir arkadaşım var...Benden daha kilolu...Hayatı boyunca kilo alıp vermiş ama şu anda sanırım en yüksek kilosunda...Benim yazıldığım salona yazıldı ama gelmiyor...Diyet de yapmıyor..Offf çok kilo vermem lazım diye daha başlamadan demoralize olup iyice saldı sanırım kendisini....Dun birlikte kahve icerken bana sali gunu yogaya gelir misin, tek basima gitmek istemiyorum,en şişman bensem diye çekiniyorum dedi.... Bu bende o kadar çok çağrışım yaptı öyle düşünceleri beraberinde getirdi ki... Topluma ve özellikle kadınlara dayatılan "ne olursa olsun hep zayıf-genç ve güzel ve bakımlı ve mükemmel olmalısın"ın bir yansıması bu...Düşünün....şişmansanız hiç "üff yaa şimdi grupla havuza-denize-tatile gidilcek ama bu halde milletin içinde denize giremem, mayo giyemem" dediniz mi? Ve o programa gitmemeyi tercih ettiniz mi? Eminim vardır içimizde bunu diyenler.... Ben de çekinirim milletle denize-havuza girmekten acaba ne düşünürler diye...ama bunun benim hayatımı engellmesine izin vermem, gider keyfimi yaparım....ama o cesareti bulamayanlar mayo giymemek için tatile bile gitmeyenler yok mu?Var........

Ya da üfff şişmanım ne giysem nasılsa yakışmaz diyip simsiyah bi pantolanla simsiyah bi tshirtü üniforma edinenler? Renkten bile kaçanlar?Kendine rengi bile sırf kilo yüzünden yasaklayanlar?

Arkadaşımın sözleri bunun gibi pekçok düşünceyi çağırdı kafamda...çok üzüldüm...ne hisettiğini çok iyi biliyorum çünkü.....Doğumdan sonra aynada gördüğüm vücuduma bakıp "Bu vücut nasıl toparlanacak, asla eskisi gibi olamam" dediğimi hatırlıyorum.... Ki eskisi dediğim görüntüm de mükemmel değildi ama benim için kabul edilebilir bir görüntüydü.... Bir ay kadar sonra kendimi biraz da olsa incelmiş hissederek girdiğim mağazada 46 beden pantolona zor sığdığımı hatırlıyorum... nasıl ümitsizliğe kapıldığımı ve 46 beden pantolon aldım diye üzüldüğümü....kasadaki kızın bile etikete bakarken beni kınadığını düşünmüştüm....neymiş? 46 beden pantolon almışım.....eeee ne var yani? Niye bu kadar takıntılıyız?Kim yaptı bizi böyle?

O gün çok moralim bozuldu....Bi de doğum sonrası normal bi şişmanlık diil, acayip deforme oluyo vücut, tuhaf bi şişlik, gülerken sallanan bi göbek! öyle olmayanlar da vardır tabi....

Ama hayır dedim....Ben çocuk doğurdum, Allaha şükür sağlıklıyım, bebeğim çok sağlıklı ve güzel....Dünyanın en güzel duygusunu yaşadım, pantolonum 46 bedenmiş ne gam! Ben anne oldum, çok mutluyum, her günümü her anımı bu mutluluğu yaşayarak geçiricem ve bu salak etketin sinirimi bozmasına izin vermiycem! Ve renkli-canlı giyinmeye başladım, her yere bakımlı gittim, dışarda bi yere gidiyosam asla fönsüz gitmedim, kuaföre gidemesem de kendim fönledim saçımı, makyajıma-parfümüme dikkat ettim, ellerimi ayaklarımı bakımlı tuttum.....Ve bebişin mevlüdüne gelenlerin "oooo dönmüşsün bile eski kokoş haline" cümleleriyle havalara uçtum.... Bana bakıp "ah canıım ne güzel inceciktin nasıl şişmişsinnnn" diye daha kapıda moralimi bozmaya çalışan o salağı hiiiç takmadım kafama.......

Doğuma giderken 87 kiloydum!Doğumdan çıktım 15 gün balon gibi şiştim....sadece 3 kilo gitmişti şok oldum...sonra 10 kilo kendisi gitti...77yle başladım kilo vermeye çalışmaya...şimdi 71im.....bu kadar zamanda 6 kilocuk mu? Evet 6 kilocuk ama 77 mi olmayı tercih ederim 71 mi? Tabi ki 71... o zaman afferin bana!

Bu yazının ana fikri:Mor bi bluz giymenin, saçları bakımlı gezmenin, makyaj yapmanın, çiçekli bi taç takmanın, spor yapma zevkinin, yüzerken suyla terapi olmanın hiçbirinin kilonuzla ilgisi yok! Lütfen bunları yapın! İnsanlardan çok sizin kafanızda o kınamalar! Kendinizi kınamayın... Giyinin süslenin renklenin...Kendinizi aynada daha çok beğendikçe daha kolay olur diyet de spor da ........Lütfen hepiniz yarın rengarenk başlayın güne....Hadi mor bi bluz giyin!

Çarşamba, Ocak 27, 2010

Partilerden parti beğendik!

Merhaba Merhaba!
Bu aralar işyeri biraz yoğun.. evde de kızımı uyuturken kendim de uyuyakaldığım için hobi filan hak getire...Hiçbir şey yapamıyorum...En son 2 hafta kadar önce Laçinin bluz süslemesinden örnek alarak (şurda)suni deriden t-shirt süsü yaptım ama onu bile yerine dikemedim.....Leoparlı kolyemi bozdum baştan dizmek için tepsinin içinde ööle kuzu kuzu bekliyor yarısı dizilmiş olarak....

bu hafta ptesi-salı-çarş 3 günlük bi kür yapayım dedim dün bozdum...yine de 70.9a geri döndüm...ama diyetle ilgili anlatacak kaydadeğer pek bişeyim yok...

O zaaaamaan ne zamandır anlatmak istediğim şu meşhuuur 80ler partisini anlatayım bari:)
Öncelikle foto:



Ve şimdi de bu fotonun hikayesi:

Efenim benim kocabey bu sene 35ine girecekti...benim 30 yaş partimde de bizim evde kostümlü parti yapmış, birbirinden ilginç ve özenli kostümlü 35 kişilik partimiz inanılmaz eğlenceli olmuştu...Parti dediysem öyle elde içki sallanılan bi parti değildi haaaa...Cidden çok eğlenmiş, bağıra bağıra şarkılar söylemiş ve dans etmiştik....35 kişi eve zor sığmıştık! Partiye farklı arkadaş gruplarından arkadaşlarımızı çağırdığımız için arkadaşlarımız uzun zamandır böyle bi parti daha bekliyorlardı..ama işte bebiş falan derken olmadı....

Ama bu sen madem kocabey 35 oluyor, yaşın şanına uyan bi parti yapalım dedim hem de süprizzz!!! 1 ay öncesinden herkese haber verdim parti gününü, "kostüm yine mecburi sakın kostümsüz gelmeyin, önünüzde 1 ay var hazırlanın diye de ultimatom verdim...Partide ikram edilecekleri de 80lere uygun belirledik...Fıstıklı tombi, Çokomel, ev yapımı mayonezli rus salatası, portakallı oralet....Bunların yanında börek-çörek karın doyurucu başka şeyler de vardı tabi..veee son olarak 80ler ruhuna uygun olarak evde elceğizlerimle yapıp üstünü de o yıllardaki gibi hindistancevizi ve renkli pasta şekeleri ve renkli güllerle süslediğim mozaik pasta!!!!!!!

Partiden 3 gün önce markete gittim, kağıt bardak-tabak-çatal-bıçak, içecek, içki vsyi aldım ama eve getirmedim arabanın bagajında bıraktım ki Kociş şüphelenmesin....

Normalde kocişin ctesileri mutlaka bi işi olur, sabah 11de çıkar akşam ancak gelir...Nasılsa bu hafta da gider ben de rahat rahat hazırlık yaparım diyordum...Adamın saat 4e kadar evde oturacağı tuttu mu? Ben hiçbişey yapamıyorum ve millete 7de gelin demişim...hemen arkadaş grubumuzda olup aynı apartmanda oturduğumuz arkadaşları aradım alın bunu bi bahaneyle çıkartın dışarı 7:30dan önce de getirmeyin dedim.... Tolga arıyo eşimi eşim hala isteksiz yaaa napçazz filan diyo, zor attım evden! Tolga oyalasın diye 4 market gezdirmiş...Sonra beni 7de aradı ben bunu oyalayamıyorum bişey uydur çabuk diye...Aradim eşimi "yaa bebişin popoşu çok fena pişik olmuş, bi pişik kremi bulman lazım eczaneler de kapandı ama buluver bi tane "dedim....Neyse ki yuttu, bebiş diyince akan sular duruyo tabi:)

Bu arada 7-8 kişi olduk evde, herkes kostümlü geldi ya da bizde giyindi çabucak....Neyse 7:30u biraz geçe geldiler ve kociş kapıyı açınca karşısında gördüğü manzara karşısında koptu! Yaa anladım bişiler oldugunu Tolga beni saçma sapan dolaştırdı ama nolduğunu tahmin edemezdim dedi...Onun kostümünü hazırlamıştım, gitti giyindi hemen içerde....

Gecenin en büyük eğlencesi Nuri Alço kılığında gelen arkadaşımızın gece boyu tüm kızların içkilerine sandoz atıp durmasıydı! Deli gibi Big in Japan söyleyip klipler çektik, 80ler dansları yaptık....Herkes çok eğlendi... İşyerinde ve arkadaş çevremde parti organizatörü diye anılmaya başlandım, ama her seferinde çıta yükseliyor bakalım napıcam:))))))))))Şimdiden 90lar Türkçe Pop Kareoke gecesi için hazırlıklara başladık bile...

Bİ de tahmin edin bakalım ben hangisiyim....Bilenlere minik bi hediyecik gönderebilirim kim bilir:))))

Çarşamba, Ocak 20, 2010

Strawberry cicilerim



Merhaba merhaba!!!!
Bu sabah çok hareketli başladı...
Bazen gün ters gider üst üste gelir herşey, biraz öyle oldu....olaylar üst üste geldikçe sizin bakış açınız da bozulur, negatifleşirsiniz ve daha kötü şeyleri çekersiniz sanki...ama bi kırılma noktası olur bazen...Kötü giden bi günde birden bişey olur ve o günü "kötü bi gün" olmaktan kurtaran şeydir o....İşte bugün benim için öyleydi....

* Sabah telefonumu unuttum, yukarı geri çıktım....
* İşyerinin bahçesinde düştüm hem de ikiseksen yere uzanırcasına!
* Sonra bi yerde ders vericektim ama maalesef veremeyecğimi öğrendim...

ve kırılma noktası: çilek siparişim geldi!!
bununla birlikte günümün geri kalan kısmının daha güzel geçeceğine inanıyorum artık....

Ben uzun zamandır bi parfüme takmıştım: Gucci by Gucci....ama parfümerilerde çoook pahalı, 50liği 180 lira, oha mı o?Almadım tabi..ama her alışveriş merkezine gidişye sıktırıp ohhh süper yaa diyorum, içimde kaldı...

Yılbaşı öncesindeki kampanyalar sırasında Çilek'te bunun coffret'sini gördüm... vücut losyonu, 50lik parfüm ve çanta parfümü ki bayılırım buna ve 140 lira! En azından parfüm-vücut losyonu ve çanta parfümü birarada 140.... Yine de çok geldi... alsam mı almasam mı... amaan nasılsa kalır dedim veee tabi ki bitti! 1 ay boyunca hergün 3-4 kere girip baktım stokta var mı diye yok! Sonra bi gün baktım ta-taaammmm stokta var yazıyor! Yupiiiiiiiii dedim.... ama yok kızlara da sorıyım bişey isterler mi yok başka neler var bakiyim derken ben siparişi oluşturana kadar stokta gene bitti! Nasılll sinir oldum...

Neyse dedim kredi kartım kesilmiş olur hayırlısı...ve başladım gene takibe....hergün giriyorum yok yok! Vee sonunda geçen hafta sonunda tekrar girdi stoğa...bu sefer çabuk davrandım...Hemen attım sepete ki bitmesin...yanlışlıkla 2 adet yazmışım, b uyarı çıktı: bu üründen stokta yalnızca 1 adet vardır lütfen sipariş adedini 1e dusurun! Amanin deidm hemen dusurdum...

Strawberryde parfüm alışverişlerinde kargo alnıyor artık billiyorsunuz... Ama kargo vermiyim diyorsanız miktarı önemli değil herhangi bir cilt bakım ya da makyaj alışverişi yapınca kargo bedava oluyor, o yuzden ben de şöyle bi taradım en ucuz ne alabilirim diye ve bu patakremi buldum (Scott Barnes) daha önce kullanmamıştım ama yeni yeni pratik olduğu için patakrem kullanmaya başladım hadi bi deniyim dedim.... Bir de hediye olarak bir tane gumus kolye ve bir tane Vincent Longo makyaj malzemesi seçeneği sundular... Ben de solda görülen kar tanesi kolyeyi ve bu farı seçtim, ikisinden de memnunum..zaten kadın milletine bedava baldan tatlıdır di mi ama?

Parfümün kokusunu zaten biliyordum...Kremin kokusu bana parfümle alakasız gibi geldi biraz ama çok denemedim....krem üstüne parfümü sıkıp denemek lazım tabi...En bayıldığım şeyse minik çanta parfümü! Bayılırım çanya parfümüne! Arada çantamdan çıkarıp parfüm sıkmayı seevrim ama koca şişeyi taşımak zor oluyor, böyle zamanlarda çıkar çantadan iki pı-pıt ohhhh misssssssssssss.....

Gucci'nin genel olarak tüm parfümlerini beğeniyorum... yakın zaman kadar Envy Me'sini kullanmıştım he de 2 tur! İşte şu:





Çok güzel çiçeksi bir koku ama bende hafif ve çiçeksi kokular kalmıyor hiç.Eşim de artık biraz daha kalıcı şeyler sık diyordu...ben de geçen gün indirimden Ricci Ricciyi aldım, şu:



Bu da çok güzel bi parfüm...Benim için çiçekli parfümlerden daha baharatlı ve odunumsu parfümlere geçiş parfümü oldu...Hem fresh hem daha kalıcı hem biraz daha ağırca benim eskiden kullandıklarıma nazaran...

Fırsatınız olursa bi bakın bakalım kokularına, beğenecek misiniz.....

Cuma, Ocak 15, 2010

Cuma Bildirisi



Merhaba Merhaba!
Bu haftanın en kaydedeğer olayı benim grip olmamdı....Ama geçen haftanın en kaydadeğer olayı eşimin doğumgünü vesilesiyle kendisi için düzenlediğim süpriz 80ler partisiydi! Yaklaşık 22-23 kişiydik ve herkes 80lerdeki gibi giyinmişti! Hele ben tam faciaydım! Yavruağzı ipek bi gömlek -düğmeleri boğazına kadar iliklenmiş-, leopar desenli kadife yelek, siyah kemer, siyah dizde pantolon, püsküllü deri botlar...Saçlar: Kıvırcık yapılmış ve yarısı kocaman pembe bi kelebek tokayla toplanmış, önde biraz kahkül ve dolma! Ve son olarak bu kostümü taçlandıran file çoraplar, çakma altın bilezikler ve kocaman-klipsli ve taşlı küpeler!!!!!!!!!Aaa nasıl unuttum bi de beni Amerikan Futbolcusu gibi gösteren 3 kat vatkalarım!!!!!!!!!!

Herkes mükemmeldi, bunun ayrıntılarını daha sonra yazıcam takrar, foto da koyucam hatta...

Gelelim bu haftanın konusuna....Evet grip oldum....Kazak giyemeyen bi insanım...boğazlılar sıkıyor, yüne alerjim var, içerler çok sıcak fenalaşıyorum bunalıyorum gibi sebeplerle dımdızlak sokağa çıkma-partide bolca terleyip hava almaya balkona çıkma- birinden bulaşan mikrop kombinasyonu sonucu süper bi grip sahibi oldum!

Ateşim yok, çok halsiz de diilim de diyince sevgili kurum dohturumuz o zaman sana rapor gerekmez dedi ve ben bugünü yukardaki fotodaki kızcaaz gibi geçirdim...ha tabi bi de sürekli el yıkayarak! Birilerine bulaştırmak istemem gribimi, o benim gribim bana özel taam mı???????? Cidden o kadar da kötü diilim ama benim için asıl sorun bu gribin kızıma geçmemesi...Çünkü bizim evde bu konuda gelenekselleşmiş bi işbölümü var: Ben mikrobu dışardan alıp eve getiriyorum, önce kızıma sonra eşime bulaşıyor, o ikisini iyileştiriyorum ve ben tekrar grip oluyorum.... Sadece nezle olan bi bebeğin ne adar acı çektiğini ve ne kadar perişan olduğunu bilseniz...ama bilmeyin...istemem bilmenizi....nefes alamaz, uyuyamaz, uyutamaz şeklinde özetlenebilir... O yüzden dün bayaa bi dozda antibiyotiğe başladım...Hastalanacağımı hissettiğimden beri de B+C vitamini alıyordum...işe yaradı mı? Hayır çok geç! neye yaradı? İştahımı patlattı ve belki de aylardıırrrr ilk kez TV karşısında zincirleme tıkındım! Bi gece abartmıyorum çikolata-cips-sahlep-bisküviyi arka arkaya yiyebildim!

Veee noldu dün sabah 72.6yı gördüm mü?Gördüm!Tamam birazcığı şişlikti de o ne yaa? Bu sabah biraz ısrar sonucu 71.8e döndüm...Israr şöyle oluyor: tartıya çık rakamı beğenme, in... bi daha çık birazcık öne eğil, rakamı beğenme, in....bi daha çık azcık sağa kaykıl hah tamam!:)))))))))))))))))))))))))) Yaniiiiiii o yemeler kilo oldu ve de kalıcı bu sefer! Neyse ki aylık periyodik ziyaretçileri atlattık şimdi gönül rahatıyla diyet yapabilirim!!!!! (Nasıl yalan!) yok walla yapıcam.....bu hafta hastalıktan dolayı sadece 1 kere gidebildim spinninge ama haftasonu için spor planlarım var..... Ocak 31e kaç gün var anacım? 16 mı? Ok...görüyorum 69u bak nah buraya yazdım! 69a iner inmez hediye daatçam sözüm söz!

Çarşamba, Ocak 06, 2010



MUTLU SENELEERRR!!!!

Evet farkındayım Yeniyıl 6 gün eskidi bile ama ancak vakit bulup da yazabiliyorum...

Öncelikle hepinize sevdiklerinizle birlikte sağlıklı, huzurlu, mutlu, başarılı ve bolluk içinde güzel bir yıl diliyorum........

Benim yeniyıl kutlamam güzel geçti Allaha şükür...Bebişle bir yerlere gitmek istemedik bi de en iyisi ev oluyor....Annemler, abimler, eşimin kardeşi filan bize geldiler, yine herkes döktürmüştü, yedik-yedik-yedik şeklinde özetleyebilirim geceyi... Ben ne zamandır akşamları çok hafif ve tek çeşit yediğimden acayip rahatsız oldum... Koca bi kuzu yemiş gibiydim ama napalım canım senede bir gün olur o kadar (yalana bak!)...

Bence televizyonların kadınlara attığı en büyük kazık Victoria's SEcret defilesiydi... Şimdi inansak da inanmasak da "Yeniyıla nasıl girersen yıl öyle geçer" diye bi laf var mı? Var! E o zaman ne demeye kadın milletini daha 12de komplekslere gark ederek başlattırıyosunuz kardeşim yeniyıla? Yok mu bi Best Model of the World Erkek defilesi biraz da erkekler girsin komplekse yaa...Bi de tesadüfe bakın ki tam çukulatalı yılbaşı pastalarımızı afiyetle yerken başladı defile...Boğazımıza dizildi lokmalar yeminlen... O nasıl bi ficut? O nası bi endam? Bunlar kadın mı uzaylı mı? Yasaklasınlar bu defileyi! Erkeklerin kadın algılarını bozuyo, ondan adam bakacak ulen bu ucube kim dicek....Ondan sonra gelsin diyetler-rejimler...peeeeeeeeeeeee....


Neyyyseeee.....
Moda sektörünün de bi şekilde çarklarını döndürmesi lazım değil mi?

Defileyi atlattıktan sonra gecenin en büyük eğlencesi bizim minikle, bizimkinden 8 ay büyük olan abimin miniğinin oynamalarını ve sürekli öpüşüp sarılmalarını izlemek oldu... En tatlı çağlarındalar gerçekten.... Gece abimler bizde kaldı bebişin uykusu bölünmesin diye...Sabah kalkıp da birbirlerini görünce yüzlerindeki mutluluğu görmeliydiniz! Tek çocuk olarak kalsalar bile iyi anlaşırlarsa birbirlerine kardeş olurlar diye düşünüyoruz.......

Gelelim kilo durumlarına...Biliyorsunuz yeniyıla 69u 69.9 olarak da olsa görmekti amacım, amacıma ulaşamadım ama çok yaklaştım çünkü 31 Aralık sabahı 70.5tum! Bu doğumdan beri indiğim en düşük kilo ve 71.5la 70.5 arasında 1 kg var ama görüntüde nerdeyse 1 beden fark ediyor, geçen hafta işyerinde herkes aaa nasıl kilo vermişsin dedi durdu, çok sevindim tabi:)))))))))9

Ve fakat yılbaşı-yılbaşı ertesi kalan abur cubur ve mamalar ve delice çikolata yeme sonucunda dün sabah şok bi rakam gördüm tartıda: 72.5! O neeeeeeeeee!5 günde 2 kilo! Nayırrr nolamazzzzzzzzz! Bi de hiç kilo almış gibi hissetmiyordum kendimi...Neyse efenim dün eve çok geç gitmek durumunda kalıp akşam yemek yiyemeyince bu sabah 71.0a geri dönüş yaptım:) Amacım ennn kısa zamanda 69u görmek..İkinci hedef 67....67de bi süre kalıp vücudumu alıştırdıktan sonra 65 ve son olarak 63.........

Yeniyıl kararlarımdan bir diğeri de bebişle erkenden uyumaktan vazgeçip akşamları film izlemek ve kitap okumak..Eşim de ben de film ve Lost izlemeye bayılırız ama bebişle uyuyakaldığım için 6 aydır ne film ne Lost ne kitap..... İyice kültürsüzleştim... Bunun ilk adımını da attım bu hafta ve "Olasılıksız"a yeniden başladım.... Bu ikinci başlayışım...Adam gibi okumak için baştan başlamayı tercih ettim.. Çevirisini de kendi hocam yaptığı için ayrı bi ilgiyle okuyorum:)))))

Benden haberler şimdilik bu kadar kızlar, hepinizin yeniyılını tekrar kutluyor ve öpüyorum... Sizde ne haberler var bakalım...